04-07-2009 23:59:14
Ana Sayfa Kim Kimdir? F Fatih Kerimi

Fatih Kerimi
Perşembe, 06 Temmuz 2006 20:05
Makale Sayfaları
Fatih Kerimi
Sayfa 2
Sayfa 3



Tatar Türklerinin yazar, gazeteci ve naşirlerinden

1870 yılında Tatarıstan'ın Bügülme kazasına bağlı Minğlibay köyünde doğmuştur. İlk eğitimini köyün mollası olan babası Gilman Ahund'dan alan Kerimî, daha sonra Çıstay (Çistapol) medresesine devam ederek burada 11 yıl eğitim görmüştür. Çıstay medresesindeki eğitimi sırasında iki yıllık Rus mektebini de tamamlamıştır. 1890 yılında Ufa'da ruhani meclis huzurunda imtahan vererek müderrislik icazetnamesi almıştır. Babası, onun köy mollası olarak kalmasını istemediğinden, tahsilini devam ettirmesi için aynı yıl İstanbul'a göndermiştir. Kerimi ile ilgili yazılan bütün eserlerde onun eğitim gayesi ile 1892 yılında İstanbul'a geldiği yazılsa da, o kendi ifadesi ile 1890 yılında tahsil için İstanbul'a geldiğini yazmaktadır (Fatih Kerimi, "Merhum Ahmed Midhat Efendi", Türk Yurdu, cilt III, s.163.). İstanbul'da hangi okula devam ettiği hususunda bilgi yoktur. Fakat İstanbul'da çok iyi Fransızca öğrendiği bilinmektedir. Rusya'da Kerimi ile ilgili yazılan bütün yazılarda onun İstanbul'da Mülkiye Mektebi'nde okuduğu yazılsa da 1899 yılında İstanbul'a da yaptığı seyahatini anlattığı eserinden (Avrupa Mektupları) bu okula devam etmediğini anlıyoruz. Ayrıca Ali Çankaya'nın Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler adlı eserinde Kerimi'nin kaydına rastlamadık.

İstanbul'daki eğitimini tamamlayan ya da yarıda bırakan Kerimî, İstanbul'dan Kırım'a giderek Yalta şehrindeki bir Tatar köyünde iki yıl kadar öğretmenlik ve Bahçesaray'da öğretmen yetiştirme kurslarında dil, edebiyat ve pedegoji dersleri vermiştir. İlk hikayesi olan Salih Dedenin Evlenmesi'ni de (1897) Kırım'da bulunduğu sırada yazmıştır. Ayrıca Mirza Kızı Fatma adlı hikayesini de bu dönemde yazdığı sanılmaktadır.

1896-1898 yıllarının yaz günlerinde Orenburg'a bağlı Kargalı'da meşhur Tatar zenginlerinden Gani Bay (Hüseyinov)'ın finanse ettiği yaz kurslarında usûl-i cedit öğretmenleri yetiştirilmesine katkıda bulunmuştur. Onun Gani Bay'la tanışması Kerimî ailesinin Orenburg'a göç etmesine de vesile olmuştur (1899). Babasının çağrısı üzerine Kırım'dan Orenburg'a dönen Kerimî, burada yapacağı çalışmaları planlarken, altın ocakları işleten zengin Şakir Remiev'in daveti üzerine onunla birlikte Almanya, Belçika, İtalya, Fransa, Avusturya, Sırbistan, Bulgaristan ve Türkiye gibi çeşitli ülkeleri içine alan dört aylık bir seyahate çıkmıştır. Bu seyahat, Türkiye'de eğitim görmüş Kerimî'nin ufkunun daha da genişlemesine neden olmuştur. Gittikleri ülkelerde eğitim kurumlarını, müzeleri, kütüphaneleri, matbaaları, sanayi tesislerini ve Şakir Remiev'in altın madenleri için gerekli olan makina ve teçhizat fabrikalarını gezmişlerdir. Kerimî bu seyahatinin izlenimlerini 1902 yılında Avrupa Seyahatnamesi olarak ta bastırmıştır.
Avrupa seyahati dönüşü bir müddet Moskova'da kalan Kerimî, babasının ileriye dönük planları (babası eskiden beri Tatarca bir matbaa açarak halkına bu yolla daha iyi hizmet edeceğini düşünüyordu) için burada muhasebe ve Almanca kurslarına devam ederek bilgisini arttırmıştır. Moskova'da bulunduğu sırada zaman zaman Rusya'nın başkenti Petersburg'a giderek burada büyük bir matbaa açmış olan Kırımlı Mirza Boraganski'nin matbaasında baskı usulleri konusunda bilgi de edinmiştir.



 
               Hesabınız yok mu?