|
Çarşamba, 02 Mayıs 2007 |
Birçok temel cilt sorununun kronik olmasına rağmen, ciltte meydana gelen yaralanmalar ve etkileri, cildimizin inanılmaz yeniden yapılanma gücü sayesinde, geçici olarak adlandırılabilir.
Buna rağmen bazı çok ciddi yaralanmalar, ciltte kalıcı izler bırakabilir, kalıcı renk değişimleri yaratabilir, ve cildin dokusunda kalıcı hasarlara neden olabilir. Ayrıca cilt yaraları yavaş iyileşebilir, ve temel bazı ilaçlar herkeste aynı iyileştirici etkiyi yapmayabilir.
Kendi kendine iyileşebilen cilt yaralanmalarından bazıları, su toplamaları, küçük yanıklar, ezikler, kesikler ve sürtünmeden oluşan yaralar, ciltte darbe sonucu oluşan küçük delinmeler olarak sayılabilir.
Cilt yaralandığında, bağışıklık hücreleri süratle enkazın olduğu yere koşarlar, patojenik bölgeyi işgal ederler ve zarar görmüş deri hücrelerini onarmaya başlarlar. Bölgedeki kan pıhtılaşarak koruyucu bir kalkan oluşturur. Deri hücreleri kolajen üretmeye devam eder ve yarayı dolduracak bir doku oluşturur.
Bir yara izinin geçmişinde, oluşmuş yaranın lokasyonu ve sertliği önemlidir. Bununla beraber nasıl tedavi edilmiş olduğu, ve cildin yaralara karşı olan hassaslığının etkisi de önemlidir. İyileşme süreci, kişinin sağlık durumu ve cinsiyeti ne olursa olsun yaşlandıkça, uzamaktadır.
Birçok kesik ve sürtünmeden oluşan yaralar kendi kendini iyileştirir. Buna rağmen, çok acı veren ve enfeksiyon (kızarıklık, kabarma, dokununca duyulan acı) oluşmuş yaralar veya derinin iyiçe iç katmanlarına işlemiş yaralar (ciddi güneş yanıkları, delik açan yaralar) tıbbi tedavi gerektirir ve iyileşme süreci kısa olmayabilir.
|