| Folklor (Halk Bilimi) ve Halk Dansları |
| Salı, 08 Mayıs 2007 | |||||
Sayfa 3 toplam 3 HALK DANSLARI Dans (is. Fr. Danse): Müzik temposuna uyularak yapılan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks(Türkçe Sözlük :1998 s.527). Yukarıda genel tanımı verilen dansın kapsamı oldukça geniştir. Bu da dansın çeşitli alt başlıklara ayrılmasına neden olmuştur. Dans alanını tartışmaya Türkiye’den önce başlamış bulunan ülkelerin dans literatüründe geçen bir kavram çifti bizim için de elverişli görünüyor: “social dance” ve “theatre dance”. Yani sosyal dans ve sahne dansı. “Social dance” terimi, Rock’n Roll’dan tangoya, twist’den köylü danslarına dek, sahneleme kaygısı güdülmeden “yalnızca eğlenmek için” yapılan dansları kapsıyor; sahne dansı terimi ise klasik baleden dans tiyatrosuna dek sahneyi kullanan, seyirci için yapılan dans biçimleri için kullanılıyor. (Taner Koçak, Folklora Doğru S.59, s.70) Metin AND ise köylü dansları olarak adlandırdığı halk dansları için yaygın olarak kullanılan halk oyunları terimini yanlış bulmaktadır: “Çünkü halk oyunu terimi bütün yurdu kapsayan, yaygın, bütün halkın dans ettiği danslardır. Türkiye’de bu türlü bütün yurda yayılmış danslar yoktur. Bunun yerine her bölgenin ve bu bölge içindeki ilçe ve köylerin her birinin ayrı ayrı dansları bulunduğundan köylü dansı ve köylü müziği demek daha yerinde olacaktır.” Dans için oyun kapsamı fazla geniş bir kelime olduğundan oyun içinde dansı halk dansı olarak ayırdık. Çünkü Huizinga’ya göre kültürden önce gelen oyun, tiyatro, dans ve türlü seyirlik oyunların çıkış noktasıdır. Şu halde Türk Halk Dansları olarak adlandırabileceğimiz Türkiye halkının danslarına bir göz atarsak; dört hatta beş önemli etkenin bir araya gelmesiyle oluştuğunu görürüz. Bunlar; a) Yer (Anadolu), b) Soy (Orta Asya), c) Din (İslamiyet), ç) İmparatorluk, d) Batılılaşma’dır. Bu sonuncusu ancak son yüz elli yıldır kendini gösteren bir etken olduğundan gleneğe dayanan halk dansları bakımından üzerinde durulması gerekmez. (Metin AND. s. 7) Bütün bu etkenleri üzerinde taşıyan Türk Halk Dansları günümüzde hala çok canlı olarak yaşamakta ve çok çeşitlilik göstermektedir. Tespit edilebilen danslar üzerinde ise çeşitli sınıflandırma çalışmaları yapılmıştır. Konularına göre, oynanış biçimine göre, kullanılan araç gerece göre vb. Ancak halkın dansı oyundan ayırmak için kullandığı adlandırmalardan yola çıkarak belli başlı ve yaygın şu türlerden bahsedebiliriz: Halay, horon, bar, zeybek, karşılama vb. Bunlar -her ne kadar kültürün özelliği gereği keskin sınırları olmasa da- aynı zamanda belli bölgeleri de karakterize etmektedir (Zeybek=Ege, Horon=Karadeniz gibi). Günümüzde halk danslarının iki boyutu bulunmaktadır: 1- Doğal ortamında halk dansları, 2- Sahnede halk dansları. Birinci durumda halk arasında yaşaya geldiği şekildeyken, ikinci durumda gösteriye yönelik bir hale gelmiş ve sahneye çıkmıştır. Ancak sahnelenebilen veya gösterime sunulabilen bütünlüğü içerisinde, herhangi bir insani ve/veya toplumsal sorunu işlemeye müsait olmadığından sadece gösterim değeri yüklenmiş, seyirlik olarak kalmıştır. (Yarışmalar, turist karşılamaları, yurtdışı pazarları, holding açılışları vb.) Halk dansları bu haliyle sanatsal bir etkinlik olarak seyredilmekten, kendisini seyrettirmekten uzaksa da, günlük yaşamda yorgun düşenler için iyi bir oyalanma ve eğlenme aracı olabilmektedir. Kültür-sanat üretim ve tüketim süreçlerinin belli sınıf ve sınıf katmanlarınca dolayımda tutulan ilişkiler tarafından belirlendiği günümüz Türkiye’sinde dans alanı yine hem üretim, hem tüketim süreci açısından belirli kesimler tarafından paylaşılmış, belirli kesimlere paylaştırılmıştır. (Folklora Doğru, Taner KOÇAK s.60) Halk danslarından yola çıkarak yaratıcı bütünlükler oluşturmak istiyorsak, savunacağımız ilk şey içeriğin iade edilmesidir. Ancak iade edilmiş içerikle biz dans sanatının iletişimsel/eğitsel/estetik işlevlerini kurabiliriz yoksa her durumda yaptığımız bir gösteridir. |
|||||
| Son Yenileme ( Salı, 08 Mayıs 2007 ) | |||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|