|
Salı, 08 Mayıs 2007 04:35 |
Düşüş sırasında açığa çıkan potansiyel enerjinin bir kısmı, ipin esnemesi, bağlanma düğümünün sıkışması, ipin kayalara ve karabinalara sürtünmesi, emniyet aletinde oluşan sürtünme, emniyetçinin hareketi vb sebeplerden dolayı emilir. Kimi zaman ise, ara emniyet noktasının (bolt, takoz vb.) patlaması (yerinden çıkması), arabant yada karabinanın kırılması, düşen tırmanışçının sete veya yere çarpması durumlarında "istenmeyen" -ve tehlikeli- şekillerde düşüş enerjisi emilebilir!
Etki kuvveti dediğimiz, ip sistemindeki bütün sürtünmelerden sonra ip üzerinde kalan kuvvettir.
Ne var ki ipin bütün enerjisi emilmez; eğer böyle olsaydı tırmanış ipi değil "tırmanış lastiği" terimini kullanıyor olabilirdik
Esneyebilecekleri en son noktaya kadar esnemedikleri için modern tırmanış iplerinin doğru kullanıldığı sürece kopması da mümkün değildir. Ancak, ipin belli bir kuvveti sönümledikten sonra "geride bıraktığı" enerji tırmanışçılar için çok önemlidir. Etki kuvveti olarak ölçülen bu değer ipin tırmanışçıya ilettiği kuvvettir. Bu değer, ara emniyetlerde çok daha kritik değerlere yükselir.

Örneğin elimizde iki farklı tırmanış ipimiz olsun. Bunlardan biri 700daN'luk diğeri ise 1200 daN'luk etki kuvveti iletme özelliğinde üretilmiş olsunlar. Şimdi bir senaryo üzerinde düşünelim. 700daN'luk etki kuvveti ileten ipimize (düşme faktörü 2 olacak şekilde) düşüldüğünde arabanımıza da yaklaşık iki katı bir değer olan 1160daN 'luk kuvvet iletilir. Bunun sebebi ipin karabina içinde kıvrılıp aşağıya doğru çok daha fazla bir kuvvet ile çekmesidir. Neyse ki karabina içindeki sürtünmeler çoğu durumda etki kuvvettin % 30'unu emerler ve bu durumda emniyetçiye yaklaşık 460daN iletilir. ( bu bir çok emniyet aleti ile tutamayacağınız kadar yüksek bir kuvvettir!) Arabandımıza gelen kuvvete geri dönelim; tırmanışçımız bu sefer istasyondan tırmanmaya başlasın ve hiçbir ara emniyet aleti yerleştiremeden yükselsin. Eğer bu durumda tırmanışçımız düşerse, istasyona gelen kuvvetin 1160 daN yani 11,6 kN olduğunu görüyoruz. Şimdi, aynı çap ve kalınlıkta olup etki kuvveti iletimi de 700 daN yerine 1200 daN olan diğer ipi kullandığımızı düşünelim. Böyle bir sistemde (araimpact.jpg) yaşanacak düşüş sonrasında arabanda 2000 daN kuvvet iletileceğini hesaplayabilirsiniz.
İkinci ipi kullandığımız varsayıldığında, eğer karabinanın ideal bir yerleşimi yapılamadıysa, ekseni üzerinde döndüyse yada kapısı aralandıysa ortaya çıkan kuvvete dayanamayacağı aşikardır.
Görülüyor ki bir tırmanış ipinin görevi sadece düşen tırmanışçıyı tutmak değil, bunu yaparken ortaya çıkan kuvvetleri de insan vücudunun dayanabileceği sınırlar içinde tutmaktır.
Etki kuvveti değerinin düşük olması (ipin orijinal etiketinde Impact Force olarak geçer) özellikle aletli tırmananların tercih edeceği bir kıstastır. Ancak etki kuvveti değerinden neredeyse daha önemli olan bir husus da vardır ki bu da tırmanışçının ara emniyet noktalarını hangi sıklıkta, nasıl ve hangi şekillerde yerleştirmiş olduğudur.
Dağcılıkta kullanılan bir çok teknik malzemede olduğu gibi ipler de bir takım testlerden geçirilir. UIAA standartlarındaki testler laboratuar koşularında, iplere çok şiddetli düşüşler uygulayarak yapılır. Tırmanışlarda yaşanan düşme faktörü 1'den düşük olmalıdır ve bu miktarın düşük olması da ipin tırmanışçıya ileteceği etki kuvveti değerini büyük ölçüde azaltır. Sistemde oluşan etki kuvvetinin azaltılması için dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da yeterli ara emniyet noktasının alınması, bu ara emniyetlerin uygun arabant ve perlonlarla uzatılarak ipin zig zag yapmaması, doğrusal bir hat şeklinde yükselmesidir.
Dolambaçlı rotalarda çift ip tekniği ile tırmanmayı tercih etmek yerinde bir karar olabilir. Zig zag yapan iplerde karabina içinde keskin dönüşler yapan ip, düşüş enerjisini yeterince sönümleyemeyerek yüksek miktarda etki kuvvetlerin oluşmasına neden olacaktır.
Güvenli düşüşler için sadece iyi bir ipimizin olması yetmez; istasyondan hemen sonra sağlam bir ara emniyet noktası almalı ve devamen de uygun sıklıkta ara emniyet alarak meydana gelecek bir düşüşün düşme faktörünü alçak tutmalıyız.
 |