| Cumartesi 30-Ağustos-2008 00:42:48 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Türk ekonomisi dadısız yaşayabilir mi? |
| Salı, 13 Şubat 2007 | |
|
Türkiye'nin IMF boyunduruğundan kurtulma zamanı geldi mi? Brezilya, Arjantin ve Endonezya Fon'a olan borçlarını vadesinden önce ödeyip IMF defterlerini kapattılar. Geriye biz kaldık: IMF'nin en kıdemli, sadık, bağımlı ve borçlu ülkesi. Economist IMF'ye yeni bir isim buldu: TMF. Türkiye Para Fonu. Fon kredilerin üçte ikisini Türkiye'nin açılmış olmasından esinlenerek. AKP iktidara IMF'den kurtulma sözüyle geldi. (IMF'den kurtulma sözüyle iktidara gelmemiş var mı?) Uluslararası finansa piyasaları AKP'yi tanımıyor, şüpheyle izliyordu. Bu koşullar altında, finansal dadıyı kovmak ani ve büyük para çıkışlarına neden olabilir, bu da ekonomiyi alaşağı edebilirdi. AKP, bir önceki hükümetin IMF ile yapmış olduğu stand by anlaşmasına uymakla kalmadı Uzun zamandan beri IMF ile imzalanmış herhangi bir anlaşmayı sonuna kadar (neredeyse) harfiyen uygulamış tek hükümet oldu. Nisan 2005'te üç yıl vadeli, 10 milyar dolarlık yeni bir anlaşma imzaladı. Rezervleri 65 milyar dolar Rezervleri 65 milyar dolar olan Türkiye'nin artık IMF'nin parasına ihtiyacı yok. Stand by anlaşması çerçevesinde 2008 Nisan sonuna kadar gelecek para 3 milyar dolar civarında. Bu para alınmasa da olur. Ama esas konu para değil IMF'nin dadılığıdır. Onsuz yapılabilir mi? IMF ile sistem şöyle çalışır. Hükümet, IMF'ye, bütçe, ödemeler dengesi, reform hedefleri içeren bir "niyet mektubu" verir. Bunlar hükümetin kendi kendine koyduğu hedefler gibi görünebilir ama aslında Fon'un hükümet için koyduğu hedeflerdir. Fon bu hedefleri onu kontrol eden Amerika, İngiltere, Fransa, Japonya gibi ülkelere ve büyük piyasa oyuncularına danıştıktan sonra tespit eder. Niyet mektubu IMF Yönetim Kurulu tarafından onaylanınca öngördüğü krediler serbest bırakılmaya başlanır. Ama bu serbest bırakma otomatik değildir. IMF belli aralıklarla Türkiye'ye heyet yollar. Heyet, hükümetin hedefleri ne kadar tutturduğunu tespit eder. Tutturmuşsa krediler gelmeye devam eder. Tutturmamışsa tatsızlık çıkar. Gözden geçirme raporları Mali piyasaların gözü bir anlamda hükümetin karnesi olan bu gözden geçirme raporlarındadır. Karne iyi ise bir Havana purosu daha yakılıp işe devam edilir. Karne kötü ise parmaklar, hızla, "al" tuşundan "sat" tuşuna gitmeye başlar. "Sat" tuşu ölüm fermanıdır. Ölüm değilse bile sıtma. Ekonominin 2001'den beri iyi gitmesinin ana nedenlerinden biri dışarıdan akan paralardır. Son beş yılda Türkiye'ye 110.5 milyar dolar net sermaye girişi oldu. Bu akışın devam etmesinde IMF dadılığı önemli bir etkendir. Demek ki, IMF ile göbek bağımızın kesilmesi Merkez Bankası kasalarının dövizle dolmasına bağlı değildir. Dış etkenlerden bağımsız, akıllı ekonomik politika yürütme yeteneği ve olgunluğu kazanmamıza bağlıdır. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Metin MÜNİR 13.02.2007 Milliyet |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|