KİM güvenir bu devlete? Kendi çıkardığı yasaları görmezden gelen, kendi görüşünün tersini yapan devlete kim güvenir?
Anayasayı zorla kabul eden II. Abdülhamid bile, o anayasaya uymak zorunda olduğunu ilan ediyor. O günden bu yana, 130 yıl içinde neler yaşanıyor, ama ne yazık ki, hukuk devleti hálá ayaklar altında.
Bunun somut örneği, Petrol Ofisi. Ankara’da birilerinin bilerek ve gülerek izlediği, Petrol Ofisi etrafında kopan fırtına.
BİRLEŞME Doğan Grubu’na ait İş-Doğan şirketi ile yine Doğan Grubu’nun İş Bankası ile ortaklaşa aldığı Petrol Ofisi birleşiyor. Şimdi iddia şu: Bu birleşme nedeniyle, devlet vergi kaybına uğruyor. Daha doğrusu, İş-Doğan şirketinin zararı, Petrol Ofis’in kárını götürüyor. Bu nedenle, devlet Petrol Ofisi’nden vergi alamıyor. Devlet şimdi bu vergiyi, cezalarıyla birlikte almak için harekete geçiyor. Şirketleri birleştirerek, vergi kaçırıyorlar, suçlaması. BİR YASA BİR GÖRÜŞ Oysa, 2001 krizi sırasında çıkan bir yasa, bu suçlamayı kökünden silip süpürüyor. O yasa, şirketlerin birleşmeden doğan zararlarını, birleşilen şirketin vergi matrahından düşmesine olanak tanıyor. Bu yasa, daha güçlü finansman yapısına kavuşmaları için, şirketlerin birleşmesini özendiriyor. Aynı zamanda özelleştirmeyi teşvik ediyor. İnanmak güç ama, Petrol Ofis çevresinde kopan bu fırtına, bu yasaya rağmen yürütülüyor. GÖRÜŞ YASAYA PARALEL Buna rağmen, Petrol Ofisi bu yasayla yetinmiyor. Anılan birleşme sırasında, Maliye Bakanlığı’na başvuruyor. Hem bakanlık, hem bakanlığa bağlı beş, altı defterdarlık farklı zamanlarda aynı görüşü bildiriyor: Evet, birleşmeden doğan zararları vergi matrahından düşebilirsiniz. Doğru, çünkü yasanın emri bu yönde. Petrol Ofisi de, zaten bunu yapıyor. Devletin ilgili birimlerine soruyor ve onay alıyor. Bütün bunlara rağmen, bir gelirler kontrolörü çıkıyor ve "siz yasaya aykırı davrandınız, ceza vereceksiniz" diyor. Bir gelirler kontrolörü yasaya rağmen, durup dururken nasıl böyle bir hataya düşüyor? Muhtemelen arkasından birileri, "bu alemde tek olursun" diye sırtını sıvazlıyor. Ne de, olsa Ankara! Bu uygulama tek. Başka birleşmelerde örneği yok. Zaten olması mümkün değil, yoksa özelleştirmelere girmeye, şirket birleşmelerine kimse cesaret edemez. Her alanda ayıp, ülkemizin her dönemde kaderi. Aslında, Petrol Ofisi ayıbı, Petrol Ofis ayıbı değil. Kim bilir, hangi ayıplarla iç içe giren hırsların toplamı! Bush’a, İklim Davası GLOBAL ısınma ve iklim değişikliği 2006’ya damgasını vuruyor. Hiç kuşku yok, 2007’de benzer biçimde, en çok konuşulan konuların başında yine, iklim değişikliği gelecek. Çevre örgütleri, gökyüzüne en çok karbondioksit gazı salan ülke olarak Amerika’yı belirliyor. Isınmadan dolayı, en sorumlu ülke Amerika, Bush en sorumlu kişi. Amerika’da yüksek yargıçlar şu anda ısınmadan dolayı Başkan Bush’un yargı önüne çıkıp çıkmaması gerektiğini tartışıyor. Bu konuda ilk girişim 2003 yılına kadar gidiyor. On iki eyalet o tarihte yargıya başvurarak, ısınmanın halkın sağlığını ve geleceğini tehlikeye attığını, ama buna karşılık hükümetin hiçbir önlem almadığından şikayet ediyor. Geride bıraktığımız yıl, bu şikayetler iyice artıyor, çünkü bu yönde sadece Amerika’da değil, dünyada ortak bir söylem oluşuyor. Çeşitli politikalarıyla sürekli baş ağrıtan Bush, yargıdan her sefer sıyırıyor. Amerika’nın önde gelen yargıçları, işi bu nedenle bu kez sıkı tutuyor. Yalçın DOĞAN 01.01.2007 Hürriyet
|