|
Kamu bankası, Vali Yardımcısı'nı 'sıfır bakiye' yüzünden takibe aldı
|
|
Pazartesi, 11 Ağustos 2008 |
ESKİ gazeteci, Philip MorrisSa'nın Murahhas Üyeliğinden emekli, yapı kimyasalları şirketi sahibi Cahit Düzel'in, eline bile geçmeyen kredi kartının 10 YTL'lik ücretini ödemediği için kredi notunun düşürüldüğünü yazmıştım ya...Mail kutum, Cahit Düzel'in yaşadığı olayın benzerlerini aktaran mesajlarla doldu. Bunlardan en ilginci, bir ilin vali yardımcısından gelendi. Vali Yardımcısı, maaş hesabının bulunduğu kamu bankasına tüketici kredisi kullanmak üzere başvuruda bulunmuş. Bankadan aldığı yanıta şaşırmış:
Æ Hakkınızda borç takibi var. Bizden kredi kullanamazsınız...
- Nasıl olur, takibe girmiş bir borcum olamaz. Çünkü, borçlarımı vadesinde öderim, hiç geciktirmem.
Æ Bilemiyoruz efendim. İsterseniz sizin için Bankalararası Kart Merkezi'ne (BKM) başvuralım.
- Lütfen ne gerekiyorsa yapalım, takipteki borç neymiş öğrenelim.
Vali Yardımcısı, başvuruyu yaptı, gelen yanıtla şaşkınlığı daha da arttı:
Æ Bir başka kamu bankasında kredili mevduat hesabınız varmış. Bu hesap hep "sıfır" bakiyede kalmış.
- Ne var bunda? Borcum yok demek değil mi?
Æ Takip o hesapla ilgili, hesabınızın olduğu şubeye gidin, asıl gerekçeyi anlarsınız.
Vali Yardımcısı, kredili vadesiz mevduat hesabının olduğu kamu bankasının ilgili şubesine gitti:
- Benim sizdeki hesabımla ilgili sorun nedir?
Æ Mevzuat gereği kredili vadesiz mevduat hesaplarının 6 ayda bir artı bakiye vermesi gerekir. Sizin hesabınız hiç artı bakiye vermemiş.
- Öyle ama hiç eksiye de düşmemişim.
Æ "Sıfır" bakiyede kalmanız yetmiyor. Artı bakiyeye geçmeyince hesabınız kapatılıp, otomatik takibe alınmış.
Şube müdürünün son sözleri Vali Yardımcısını kızdırdı:
Æ Efendim aslında daha sonra artı bakiyeye geçişiniz olmuş ama hakkınızda başlayan takip kalkmamış.
- Böyle rezalet olur mu?
Æ Efendim özür dileriz... Takibin kalkması için işlem başlatıyoruz.
Vali Yardımcısı'nın başına gelen, habersiz gönderilen kredi kartı ücretinin ödenmemesi yüzünden kredi notunun düşürülmesinden daha vahim bir durumdu.
Bırakın sıradan müşteriyi, banka şubesi, bulunduğu ilin vali yardımcısına ulaşıp, "Kredili vadesiz mevduat hesabınızda hiç hareket yok. Hesabı kapatmak zorunda kalabiliriz. Başınıza iş açılabilir" gibisinden uyarıda bulunamaz mıydı?
Bankalar böyle hatalarla müşteriyi mağdur ederse, sektör nasıl daha fazla büyüme çizgisi yakalayacak? Bu tür haksızlıklara kim "dur" diyecek?..
MİDES'e başvurun yanıt 24 saatte elinizde olsun
CAHİT Düzel'in başına gelen, "Banka jest için kredi kartı yolladı, ödenmeyen 10 YTL'lik kart ücreti müşterinin kredi notunu düşürdü" yazıma Kredi Kayıt Bürosu (KKB) Genel Müdürü Gürsel Kubilay'dan yanıt geldi. Kubilay'ın yanıtını özetliyorum:
Halen Kredi Kayıt Bürosu tarafından işletilen Kredi Referans Sistemi'nde 95 milyonun üstünde kredi kartı kaydı var.
Sistemden 2007'de 70 milyon sorgulama yapıldı. 2008 Temmuz sonuna kadar yapılan sorgulama 60 milyonu aştı. Sistemde halen 34 KKB üyesi kuruluş bilgi paylaşıyor.
Tüketicilerin sorgulamalara itirazları için Müşteri İtirazları Değerlendirme Sistemi (MİDES) var.
KKB üyelerindeki kayıtlara itirazı olan müşterilere en geç 24 saat içinde yanıt verilebiliyor.
MİDES, sorunun çözüme ulaştırılması konusunda dünyadaki benzerlerine oranla çok hızlı bir sistem.
24 saatte yanıt vermeyen üyelerine parasal ceza uyguladığımız için sistem gayet etkin çalışıyor.
Æ Cahit Düzel için yaptığımız araştırma sonucunda MİDES'e yaptığı bir başvuruya rastlamadık.
Bu durum, Sayın Düzel'e konuyla ilgili açıklama yapan banka yetkilisinin MİDES konusundaki bilgisinin yeterli olmadığını gösteriyor.
Sayın Düzel, MİDES aracılığıyla itirazda bulunsaydı, mağduriyet doğmaksızın sorunu giderilirdi.
MİDES'in çalışma sistemiyle ilgili bilgilendirme, şirketimizin internet sitesinden yapılıyor.
Bu bilgilendirmeye http://www.kkb.co.tr/content/tr/html/bizeulasın.php linkinden ulaşmak mümkün.
Kubilay'ın dikkatinden kaçan bir ayrıntı var. Düzel, mağdur olduktan sonra olayı öğrenmişti. MİDES'e başvurması ancak bankanın adını öğrenmesine, sonra da mağduriyetinin giderilmesine yardımcı olabilirdi sanırım.
Fenerbahçe, Şükrü Saracoğlu Stadı'nın adını satabilir mi
FENERBAHÇE İkinci Başkanı Nihat Özdemir'in memleketi Bitlis'e 28 milyon dolara yaptığı çimento fabrikasının açılış töreninde Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı görünce sordum:
Æ Galatasaray, yeni stadyumun adını Türk Telekom'a 10 yıllığına devretti. Benzeri bir durum sizde de söz konusu olabilir mi?
- Hayır, düşünmüyoruz...
Yıldırım, sonra duraksadı: "Kardeşim şimdi 'hayır satmayız' derim, ilerde belki de gündeme gelir. Bana şimdi zarf atıp, ayaküstü gazetecilik numarası çekme."
Amacım, "Gazetecilik numarası" çekmek değil, ayaküstü de olsa Aziz Yıldırım'la Fenerbahçe sohbeti yapmaktı. Çünkü, yıllardır dünyadan, Türkiye'den birçok işadamıyla konuşurken de yaptığım buydu.
Anlaşılan bu yöntem Yıldırım'ın tarzına uygun değildi... Vahap MUNYAR 11.8.2008 Hürriyet
|