Türkçe Bilgi

Perşembe 28-Ağustos-2008 10:22:55
(Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Haberler arrow Köşe Yazıları arrow Faşizmi nasıl bilirsiniz?
Faşizmi nasıl bilirsiniz?
Cuma, 23 Şubat 2007

“Sevgili Mine Hanım, Senelerdir yazılarınızı takip eden ve her yazınızdan bir şeyler öğrenmekten mutluluk duyan (ve de her yazınızda entelektüel birikiminize, kişiliğinize, tarzınıza hayran olan) bir okurunuzum. (...) Üniversitesi’nde öğretim elemanıyım. Benimsediğim pedagojik yöntemler çerçevesinde, her dersimin ilk 15 dakikasını, ülke sorunlarına ve güncel meselelere ayırmayı ilke edinmişimdir. Bu bağlamda da birçok defa yazılarınızı sınıflarımda öğrencilerimle paylaşmış ve bakış açılarının derinleşmesine bu sayede katkı yapmaya çalışmışımdır. Dolayısıyla benden ders alan öğrenciler sizden de ders almıştır çok zaman. Hemen her yazınızdan sonra, size birkaç satır yazmaya niyetlensem de, günlük koşuşturmalar arasında bu niyetimi gerçekleştiremedim. Kısmet bugüneymiş.

Pazar gününden beri olan biteni dehşet içinde izliyorum. Biraz önce bugünkü yazınızı okudum ve size yazmaya karar verdim. Mine Hanım, lütfen bu adamlarla hukuki yöntemlerle mücadele edin. Bu bir insan hakları ihlalidir ve mutlaka cezalandırılmalıdır.

Bir vatandaş olarak banka hesaplarınız beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. İster büyük servetler söz konusu olsun ister olmasın. Bu benim sizlere olan saygımı ve inancımı zerre kadar etkilemez. Kanal Türk’e ve sizlere yapılan bu saldırıyı, kendime de yapılmış gibi algılıyorum. Herkesin gözü önünde gerçekleşen bu çirkinlik nasıl hazmedilebilir? Nasıl olur da camianız 3 gündür bu kadar sessiz kalabilir anlamak mümkün değil. Her zaman yanınızdayım bunu bilin.

Ülkenin geleceğinden çok umutsuzum. Bu nedenle size umut veremiyorum üzgünüm. Ama sizden ricam, gerekirse en üst mahkemelerde, yetmezse AİHM’de hakkınızı aramanız. En azından vicdanlarımız rahatlayacaktır böylece.

Size sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Sayımız az da olsa, her şeye rağmen dimdik ayakta kalabilmemiz dileğiyle..

Y.”

***
“Merhaba Mine Hanım,

Hiç korkmayın, yılmayın, ümitsizliğe kapılmayın, susmayın.

Kanaltürk’te bir değil üç program yapın.

Biz sonuna kadar yanınızdayız. Bizim kaybedecek hiç bir şeyimiz yok, sizlerden başka! Bu iktidar ve tayfası bunun hesabını verecektir. Özgürlük deyince akıllarına sadece 301 gelen entel takımından ve kalemşorlardan de tiksinmeye devam ediniz.

Aydın olmak sorumluluk gerektirir. Aydın, halkına doğru yolu bulması için yolu bir fenerle aydınlatan insandır.

Ayda 15 bin YTL maaşla halktan kopuk sosyete ‘cafe’lerinde 75 Euro’luk kahvaltılar yaparak, oluşturduğu küçük yazarlar cemaatinin haklarını kollamak, aydın olmak değildir. Aydın, halkın bir adım önünde ama halkla birlikte düşünen kişidir.

Maliye Bakanlığı’nı dava edin. Duruşma günü adliyede kalabalık bir topluluk sizi alkışlıyorsa bilinki biz oradayız.

Size saygılar ve sevgiler sunarım,

M. A.

Bir Yurtsever”

***
“Sayın Kırıkkanat,

Uzun uzun yazacak değilim.

Son günlerin gözde sloganıyla seslenmek istiyorum:

HEPİMİZ MİNE’YİZ, HEPİMİZ TAŞ’IZ!!!

E.

Tiyatro Sanatçısı”

***
Yukarıda hemen hepinizin düşünce ve duygularını özetleyen üç örnek verdiğim mesajlarınız, yağıyor aziz okurlarım. Her dakika başı, bir damlası düşüyor ekranıma sevginizin, güveninizin. Üstelik, her damlası taş gibi bir yağmur bu: Hepiniz kimlik vermiş, hiçbiriniz korkmamışsınız!

Ama ben, işi sizleri de “incelemeye” vardırırlar diye, adlarınızı sakındım, hiç olmazsa adlarınızı sıralayarak teşekkür etmek isterdim, onu da yapmıyorum.

Oysa bir gün Türkiye, “Faşizmi nasıl bilirsiniz?” sorusundan “Faşizmi nasıl bilirdiniz?” sorusuna geçebilirse; işte o gün, sizin sayenizde doğacak. Ya da zaten karanlık ilelebet basacak.

Mine G. Kırıkkanat  (23.02.2007) Vatan Gazetesi


 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet