Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Cuma 21-Kasım-2008 18:07:28
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Haberler arrow Köşe Yazıları arrow Denizbank'ı ben sattım kimseyi aldatmadım
Denizbank'ı ben sattım kimseyi aldatmadım
Cuma, 29 Haziran 2007

ZORLU Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, İstanbul’da 800 milyon dolarlık karayolları arazisine dönük planlarını paylaştığı buluşmamızda Denizbank’ı 69 milyon dolara aldığı ihaleyle ilgili anısını aktarmış, "Devlet beni dolandırdı" deyimini kullanmıştı.

Zorlu, mevduat toplama yetkisi için kendisinden ekstra 3 milyon dolar istendiğini, bankayla ilgili şirketin bile ihaleden 2-3 ay sonra kurulduğunu söylemiş, "dolandırıldığı" izlenimini de bunlara dayandırmıştı.

Zorlu’nun bu sözlerine dönemin Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcısı Hayrettin Afşar’dan yanıt geldi. Afşar, öncelikle Denizbank’ın satışını kendisinin gerçekleştirdiğini belirtip, yanıtlarını şöyle sıralamış:

İhalenin konusu, bankacılık yapma lisansı veya yetkisi bulunan bir bankanın satışıydı. Banka, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu çerçevesinde kuruldu. Kuruluşu sırasında aktifinde 10 milyon dolar tutarında gayrimenkul ve özelleştirme tahvili vardı.

İhalenin yapıldığı dönemde yürürlükte olan Bankalar Kanunu’na göre, önce bankacılık yapma yetkisi alınıyor, daha sonra kurumsal gerekli organizasyonun oluşturulması ve Hazine’nin aradığı diğer koşulların yerine getirilmesiyle Hazine’den mevduat toplama yetkisi ayrıca veriliyordu.

Şirket hukuken kurulmuştu ve bankacılık lisansı vardı. Sayın Zorlu’nun kastettiği, mevduat toplama yetkisi için gerekli personel alımı dahil organizasyonun ve imza yetkisi gibi gerekli tescillerin yapılması ise, alıcı tarafından yerine getirilecekti. İşin doğası buydu, şartnamede de bu ayrıntı vardı.

Zorlu’nun "Benden 3 milyon dolar ek para istediler" dediği ise, mevduat toplama yetkisi için konulması gereken ek sermaye tutarı olabilir. Bu da o günkü mevzuat çerçevesinde Hazine tarafından istendi. Bu koşul da yine şartnamede vardı.

Sayın Zorlu, ihalede teklifini verirken şartnamede söz konusu ayrıntılar vardı. Benzeri koşullar aynı dönemde satılan Anadolubank için de geçerliydi. Denizbank da söz konusu şartlarda 70 milyon dolara özelleştirildi.

Hayrettin Afşar, aradan uzun zaman geçtiği için Ahmet Zorlu’nun ihaleyle ilgili bazı ayrıntıları yanlış hatırlamasının söz konusu olabileceğine dikkat çekmiş, sözünü şöyle bağlamış: "İhale tanıtım kitabında ve ihale şartnamesinde bulunan, herkes için geçerli olan, bilinmesi gereken koşullara göre Denizbank’ın satışı gerçekleştirildi. İhalede devletin kendisini aldatması söz konusu değildir."

Anlaşılan Ahmet Zorlu, Denizbank’ı devralırken, beklentisinin üstünde zorluklar yaşadı, ihale ortamlarıyla ilgili anılarını sorunca, bunları benimle paylaştı...

Zorlu, "Aldatıldım" diyor, Afşar, "Aldatmadık" yanıtı veriyor...

Hisselerini Dexia’ya 2 milyar dolara satmış olan Zorlu, geçmişe dönük yakınmalarına karşın Denizbank’ı alıp, büyütmekten memnun görünüyor...

Devletin 2.3 milyon YTL’sine acımasam o binayı yıkarım

ELAZIĞ Valisi Muammer Muşmal, Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ve Mis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Demirbağ’la birlikte Harput’tan kenti izleyerek yemek yiyoruz.

Muammer Muşmal’a daha önce valilik tarafından yaptırılan ve "Harput Evi" adı verilen, ancak hem Harput Kalesi’ni bastıran, hem de bölgede görüntüyü bozan binayla ilgili görüşlerini sordum:

- Bana kalsa anında yıkarım ama devletin, dolayısıyla vatandaşın parasına acıyorum.

- Harput’a hiç yakışmayan o binanın maliyeti ne kadar?

- 2.3 trilyon lira (2.3 milyon YTL) harcanmış.

- Özel sektör yıkım ve Harput’un kimliğine uygun yeni bina yapımını üstlense yıkma kararı alır mısınız?

- Kendim yıktıramazsam bile en azından ’yıkılabilir’ kararı aldıracağım. Kayıtlara böyle girecek. Ancak, özel sektör konusunu görüşürüz.

Bunun üzerine Harput’a "Şefik Gül Kültür Evi"ni kazandıran Gülsan İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Gül’ü hemen Vali Muşmal’ın yanından aradım:

"Yıkım maliyetini de karşılayıp, oraya Harput’un kimliğine uygun yeni bir bina yapmaya hazırız."

Vali Muşmal’la bunu konuşurken, yan masadan, "Bir de şu ilköğretim okulu ve lise binasına bakın. Orası Harput’a yakışıyor mu? Fethullah Gülen Hoca’ya yakın birileri yaptırmıştı o okulu. Sağolsunlar, Harput’a bir okul kazandırmışlar ama binanın çevreye uyumu dikkate alınamaz mıydı?"

Baktım, o okul binası da Valiliğin "Harput Evi"yle "çirkinlik" yarışında gibiydi... Kim bilir, belki birileri de "O okulu da yıkıp, Harput’a uygun hale getirelim" diye ortaya çıkar...

Vahap MUNYAR 29.06.2007 Hürriyet
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz

busy

 
< Önceki   Sonraki >