|
Çankaya formüller üzerinde çalışıyor |
|
Cumartesi, 04 Temmuz 2009 14:00 |
Askerlere sivil yargı yolunu açan düzenleme için gözler Çankaya Köşkü'nde Kemal Göktaş Askerlerin darbe, cunta ve hükümetin görev yapmasını engellemek gibi suçlamalarla sivil yargıda yargılanmasının önünü açan yasa değişikliği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü zor bir kararın eşiğine getirdi. Meclis'te geceyarısı kabul edilen yasal düzenleme, tartışmalara yol açtı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, hafta başında Başbakan'a, Çarşamba günü de Cumhurbaşkanı'na ve MGK üyelerine böyle bir yasal düzenlemenin yarattığı rahatsızlıkları ve yaratabileceği sakıncaları aktardı. Başbakan'ın da Genelkurmay Başkanı'nın da bu konuda Cumhurbaşkanı'nın hakem olmasında mutabakata varmaları, Cumhurbaşkanı Gül'e önemli bir sorumluluk yükledi. Yasayı incelemek üzere Köşk'teki Genel Sekreter Yardımcısı Emin Kuz'u görevlendiren Gül, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı'ndan gelecek raporları da dikkate alarak bir karar verecek. Edinilen bilgiye göre, Gül'ün yasayı onaylama veya veto etme konusunda vereceği karar öncesinde yasal düzenlemeyi pekçok açıdan değerlendiriyor. Onaylarsa devletin başı olarak TSK ile ilişkilerinde, veto ederse devletin başı olarak içinden çıktığı iktidar partisi ile ilişkilerinde sıkıntılı bir sürece girme ihtimali bulunan Gül, özellikle iki temel nokta üzerinde duruyor: Sivil-asker eşitliği kaygısı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, TBMM Genel Sekreteri, hakimler, savcılar, valiler ve müsteşarlar başta olmak üzere üst düzey sivil bürokratlar bağlı oldukları makamın izin vermesi koşuluna bağlı olarak yüksek yargı organı niteliğindeki Yargıtay'da yargılanabiliyorlar. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri dışındaki üst düzey bürokratların bağlı oldukları makamdan izin çıkmaması durumunda Yargıtay yine yüksek yargı organı niteliğindeki Danıştay'a başvuruyor ve Danıştay uygun gördüğü takdirde yargılamanın yolunu açıyor. Geceyarısı yasasına konu olan CMK'nın 250. maddesine giren suçlarda ise sadece hakim ve savcılar için Adalet Bakanı'nın izin vermesi koşulu aranıyor. Diğerleri için resen soruşturma başlatılabiliyor ve dava açılabiliyor. Gül'ün önünde duran yasa maddesi ise Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları için böyle bir izin koşulu taşımıyor. Ayrıca devlet yönetiminin kritik noktalarındaki bu makamlarda bulunanların yüksek yargı organı niteliğindeki Yargıtay'da yargılanmalarını da öngörmüyor. Aksine yargı organı olarak özel yetkili ağır ceza mahkemelerine yetki veriyor. Cumhurbaşkanı Gül, onayına sunulan yasa maddesinin asker ve sivil bürokrasi arasında eşitsizlik yaratabileceğinden kaygı duyuyor. Sincan kararı kaygısı Gül'ün ikinci kaygısı ise dün AKP Grup Başkanıvekili Mustafa Elitaş'ın da dile getirdiği yeni bir Sincan kararı ihtimalinden kaynaklanıyor. Kayıp trilyon davasıyla ilgili olarak Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği "Cumhurbaşkanı yargılanabilir" kararına "iyi niyetle bağdaşmamaktadır" diye tepki gösteren Gül, "Tek kaygım Cumhurbaşkanlığının dokunulmazlığı var mı yok mu tartışmasıyla bu makamın zedenlenmemesidir. Bu Türkiye'nin itibariyle ilgili konulardır" demişti. Gül, yasayı onaylaması durumunda Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlığı makamlarını zedeleyecek Sincan benzeri kararlar çıkabileceğinden endişe duyuyor. Genelkurmay Başkanı için Yüce Divan önerisi ÇANKAYA Köşkü'nden çıkacak karar beklenirken Gül'ün önündeki seçenekler kulislerde şöyle yorumlanıyor: ONAY Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesini değiştiren düzenlemeye onay vermesi halinde CHP düzenlemeyi iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürecek. Bu durumda Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı vermesi ise güçlü olasılık. AKP için Anayasa taslağı hazırlayan Bilim Kurulu'nun başkanı olan Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun da Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'nın askeri yargı yetkisini düzenleyen 145. maddesini 'lafzi' yorumlaması halinde iptal kararı vereceğini belirtiyor. VETO Gül'ün düzenlemeyi veto ederek Anayasa değişikliği ve askeri mahkemelerin yargılama usulünü gösteren yasayla çelişkilerinin giderilmesini istemesi de formüllerden biri. Ancak bu durumda AKP'nin askerin muhalefetine rağmen Anayasa değişikliğini sağlayacak bir çoğunluk bulması güç görünüyor. Bu açıdan veto, düzenlemenin rafa kaldırılması anlamına, dolayısıyla AKP'nin geri adım atmış görünmesine yol açabilir. Gül'ün AKP'yi bu derece güç duruma düşürecek bir karar vermesi de beklenmiyor. Kulislerde Gül'ün veto etmesi durumunda gündeme gelebilecek formüller ise şöyle sıralanıyor: İZİN MEKANİZMASI Gül'ün askerlerin 250. madde kapsamına giren suçlarda sivil yargıda yargılanması için soruşturma izni mekanizması getirilmesini istemesi de kulislerde dillendirilen bir olasılık olarak öne çıkıyor. Bu noktada iki ihtimalden söz ediliyor. Genelkurmay Başkanı'nın yargılanması için gereken izni Cumhurbaşkanı'nın mı, Başbakan'ın mı vereceği de hukuki açıdan tartışmalı bir konu olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı'nın başkomutan sıfatı taşıması nedeniyle izni o makamın vermesi gerektiğini savunanlara karşılık, Genelkurmay Başkanı'nın Başbakan'a bağlı olduğu, başkomutanlık görevinin sembolik nitelik taşıdığı, izin yetkisinin de Başbakan'a verilmesi gerektiği ileri sürülüyor. Özellikle Genelkurmay Başkanı hakkında açılacak soruşturmalar için Cumhurbaşkanı ya da Başbakan'ın soruşturma izni verecek olması askerde yeni rahatsızlıklar yaratabilir. YARGI ORGANI Şu anda Genelkurmay Başkanı'nın yargılanacağı mahkemenin oluşturulması konusunda mevzuatta boşluklar var. Askeri mahkemede Genelkurmay Başkanı'ndan daha yüksek rütbeli iki subay bulunması zorunluluğu, orgeneralden daha yüksek rütbeli subay bulunmaması nedeniyle sıkıntı yaratıyor. Genelkurmay Başkanı'na da sivil yargı yolunu açan geceyarısı yasası ise Genelkurmay Başkanı'nın özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanabilmesinin yolunu açıyor. Bu konuda iki farklı formül ön plana çıkıyor: YARGITAY: AKP'nin önceki yıl önce hazırlanan Anayasa taslağında da yer alan Genelkurmay Başkanı'nın Yüce Divan'da, kuvvet komutanlarının da tıpkı Müsteşarlar gibi Yargıtay'da yargılanması formülü girebilir. YÜCE DİVAN: Kulislerdeki yorumlara göre, bu durumda Genelkurmay Başkanları hakkında soruşturma açılabilmesi için mutlaka Meclis kararı gerekecek. Yargılamanın Yüce Divan'da olması da özel yetkili ağır ceza mahkemelerine göre daha güvenceli bir yargılama olacağı için bu formüle askerin de onay vermesi beklenebilir. Gül, Sincan kararına 'iyi niyetli değil' demişti Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanı Gül hakkında 'kayıp trilyon soruşturmasıyla' ilgili verilen takipsizlik kararını bozması geçen Mayıs'ta gerilime yol açmıştı. Bazı hukukçular, Cumhurbaşkanlarının yargılanamayacağını belirtirken, bir bölümü de 'zaman aşımı önlemek için anayasal düzenleme şart' görüşünü savunmuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da mahkemenin kararının 'kanun yararına' bozulması için Adalet Bakanlığı aracılğıyla Yargıtay'a başvurmuştu. Köşk'ten o tarihte yapılan açıklamada 'Sincan kararı'na ilişkin "İyi niyetle bağdaşmıyor" denilmişti. Vatan
 |