| Cumartesi 30-Ağustos-2008 09:52:17 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Boşanan kadına şiddetten korunma hakkı |
| Perşembe, 08 Mayıs 2008 | |||
|
İSTANBUL - Ankara 8. Aile Mahkemesine başvuran D. A., iki yıl önce boşandığı kocasının boşanmadan sonra da kendisini ve iki çocuğunu yaşadıkları eve zorla girerek taciz edip, telefonla küfür ettiğini ve tehditte bulunduğunu söyledi. D. A. tacizlerden kurtulmak ve çocuklarını korumak için mahkemeden korunma istedi. Mahkeme, kadının talebini haklı bularak 6 ay süreyle koruma kararı çıkardı. NTVMSNBCye kararın önemini değerlendiren Kadınlara Hukuki Destek Merkezi Derneği (KAHDEM) üyesi avukat Habibe Yılmaz Kayar, kararı heyecan verici bulduklarını ve hukukçular olarak kararı veren Ankara 8.Aile Mahkemesi hakimine teşekkür etmek için bugün bir imza kampanyası başlattıklarını belirtti.Avukat Kayarın kararla ilgili değerlendirmeleri şöyle:
ŞİDDET HEP SÜRÜYOR Böyle kararların veriliyor olması gerçekten ümit verici. Bu kararda boşanmış olmasına rağmen şiddetin devam etmesi yasaya aykırı bulunmuştur. Uluslararası sözleşmelerin getirmiş olduğu hukuki standartlar, insan haklarına ilişkin standartlar bu kararda uygulanmıştır. Bu anlamıyla adalete ve kadının insan haklarına son derece uygun örnek bir karar olduğunu söyleyebilirim. Adli vakaları incelediğimizde bazen boşanma davası açmanın şiddete neden olduğunu görüyoruz. Şiddet göreceği endişesiyle boşanma yönündeki hukuki talepleri çoğu kez hayata geçemiyor. En çok da burada lazımken yasa koyucunun korumayı boşanmış kadınlardan esirgemesi temel haklara aykırı bir durum oluşturuyor ve medeni durumlarına göre kadınlar arasında ayrımcılık yaratıyordu. Bu konuda yeni yönetmelik çıkarıldı. Yasada olmayan şiddet türleri bu yönetmelikte açıklandı. Uluslararası standarta uygun bir şekilde şiddetin, fiziksel, ekonomik, cinsel, duygusal türleri olduğu sayıldı. Hak ve özgürlüklerden yoksun bırakmak konusunda şiddet olduğu çok açık olarak belirtildi. Bu yönetmelikle birlikte bir darp raporu aranmaksızın, beklemeksizin ve en yakın aile mahkemesine başvurarak koruma kararı da isteyebileceği yönetmelik aracılığıyla açıklanmış oldu. 4320 sayılı yasa çıktığı zaman fiilen boşanma davaları sırasında koruma kararı isteyebiliyorduk. Fakat birçok yanlış anlaşılma neticesinde, Taraflar ayrı yaşıyorlar, tehdit altında değil diye bu koruma talepleri reddediliyordu. Bu, kadın hakları aktivistlerinin talepleri dikkate alınarak yasa metninde ve yönetmeliklerle değişiklik ve eklemeler yapılarak fiilen ayrı yaşayan veya boşanma davası açılarak ayrı yaşama hakkına sahip olan kadınların da, boşanmış eşlerin de koruma talep edebileceği düzenlemesi eklendi yasaya. BAŞKA KARARLAR DA VAR Boşanmış kadınlara ilişkin verilmiş ilk tedbir kararı değil. Yine Ankaradan ve Kadıköy Aile Mahkemesinden bu yönde kararlar verilmişti. Bu kararlar sırasında da yalnızca 4320 sayılı yasa değil, uluslararası sözleşmelerle tanımlanan ve güvence altına alınan temel hakların ışığında kararlar verildiği bildirilmiştir. Bütün hukukçular olarak biz, Yasa metninde yalnızca evlilik içinde şiddetten sözediliyor. Halbuki kadınların medeni durumlarına bakılmaksızın bütün kadınların şiddetten korunmaya hakları olduğudüşüncesinde idik ve bu yönde eleştirilerimizi iletiyorduk. AİLEYE 6 AY SÜREYLE KORUMA Ankara 8. Aile Mahkemesinin kararında şöyle deniyor: Tarafların boşanmış olmalarına karşın, eski kocanın korunma isteyene ve çocuklarına karşı şiddete yönelik davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. 4320 Sayılı Yasada 5636 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerin içeriği ve ruhu değerlendirilerek, istemin kabulü ile karşı taraf hakkında tedbirlerin 6 ay süreyle uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. SADECE DAVA SIRASINDA KORUMA İSTENEBİLİYORDU 10 yıl önce yürürlüğe giren ve aile içi şiddeti önleme ve koruma sağlama amacına yönelik 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun ilk yıllardaki uygulamalarında sadece boşanma davası aşamasında ve taraflar birlikte yaşıyorsa tedbir kararı veriliyordu. Dokuz yıllık uygulama sonrasında eleştiriler dikkate alınarak 2007 tarihinden önce yasada değişiklik yapıldı, ardından da 01.03.2008de yasanın uygulanmasını gösteren bir yönetmelik çıkartıldı. 4320 sayılı yasaya ilişkin kararlar tedbir niteliğinde olduğu için Yargıtaya temyiz için gitmiyor. Bu nedenle koruma kararlarını öğrenmelerinin, takip etmelerinin her zaman mümkün olmadığını belirten Kayar, kararın Türk Hukuk Sitesinde yer almasının hemen ardından harekete geçtiklerini söyledi. Avukat Kayar, Bugün KAHDEM öncülüğünde imza kampanyası başlattık. Bütün kadın kuruluşlarını imza atmaya ve küçük bir metin halinde hakime takdim etmeye davet ediyoruz. Bu imzadaki amacımız şu: Nasıl kötü örnekleri gördüğümüz zaman kadının insan haklarına aykırı buluyor ve dikkat çekiyorsak, iyi örneklere de dikkat çekmek, teşekkür etmek ve yaygınlaştırmak için destek vermek istiyoruz dedi. KARAR: Karşı Taraf T. A.nın 6 ay süreyle olmak üzere; 1-Korunma isteyen D. A. ile aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin oturmakta oldukları eve yaklaşmamasına, 2-Korunma isteyene ve çocuklara karşı şiddete ve korkuya yönelik davranışlarda bulunmamasına, 3- Korunma isteyene ve çocukların eşyalarına zarar vermemesine, 4- Korunma isteyeni ve müşterek çocukları ve aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerini telefon ve diğer iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesine, Karşı taraf T. A.ya hükmolunan tedbirlere aykırı davranması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti bağlayıcı cezaya çaptırılacağı... DAVA DİLEKÇESİNDE OLAY ÖZETİ: Koruma isteminde bulunan D. A. vekili dilekçesinde, Davalıların 26/09/2005 tarihinde boşandığını, 1991 doğumlu A.ile 1997 doğumlu A. adlı 2 çocuklarının olduğunu, davalı kocanın boşanmadan sonra da müvekkilini ve çocukları telefonla ya da yaşadıkları eve zorla girerek taciz etmeye başladığını, 30 Ağustos 2007 günü sabah saat 8:30 sularında aşırı sarhoşluğunun da etkisi ile telefonda küçük A.a küfür ve tehdit ettiğini, ilerleyen saatlarde A.yı da cep telefondan arayarak küfür ve tehdit ettiğini, aynı eylemin 15 Eyül 2007 sabah saat 05:00 sularında yinelendiğini, davalının müvekkili ve çocukların birlikte yaşadığı eve zorla girdiğini ve müvekkiline saldırmaya kalkıştığını bu nedenlerle davalı hakkında Ankara C.Başsavcılığının 2007/171520 Hazırlık numaralı dosyasında soruşturma açıldığını ileri sürerek, davalının tacizlerinden müvekkilinin ve ortak çocuklarının korunması için tedbir kararı verilmesini istemiştir. |
|||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|