| Trakya çiftçisinin yeni umudu kanola |
| Çarşamba, 23 Nisan 2008 | |
|
TEKİRDAĞ - Son iki yılda Türkiyedeki ekim oranı sekiz kat artan Kanola bitkisi hakkında genetiği değiştirilmiş tohumlardan biri olmasıyla ilgili tartışma sürerken, Trakya çiftçisi kuraklığın getirdiği olumsuz şartları Kanola ile aşmayı düşünüyor.Geçen yıl kuraklıkta kırılan çiftçi, bu yıl bir umutla Kanolaya sarıldı. Aslında kanola son dönemde dünyada çok gündeme gelen bir yağlı tohum. Çünkü, petrole alternatif olarak sunulan biyoyakıt üretiminde en çok verim sağlayan bitkilerin başında geliyor. Kanolanın Türkiyede ilk ekimi 1980lerin başında yapılmış. Tekirdağın en büyük çiftçilerinden olan Münir Karaevli, Türkiyenin ilk kanola üreticilerinden biri. 20 yıl önce biz bu bitkiyi ekiyorduk ama o zaman ismi kanola değil de Rapisaydı. İlk olarak iyi verim aldık ancak bir sonraki sene çok asitli yağ verince fabrikalar almadı biz de ekmekten vazgeçtik diyor. Karaevlinin söz ettiği Rapisa gerçekten de hem çok asitliydi hem de soğuğa dayanıksızdı. Zaten kanola da bu yüzden geliştirildi. Az asitli Kanada yağının kısaltması olan kanola, Anadolu kökenli bir yağlı tohum olan kolzadan üretildi. Keith Downey ve Baldur Stefansson adlı iki tarım bilimci, Kanadada bir laboratuarda kanolayı yaptılar. Ancak bu çalışma sırasında bitkinin genetiğinin değiştirilmiş olması tartışma yarattı. Hemen hemen tüm çiftçiler gibi Tekirdağın Gazipaşa Köyünden kanola eken Rıza Gürkan da bu konuda fazla bilgi sahibi değil. Gürkan Genetiği değiştirilmiş olup olmadığını bilmiyoruz, eğer bu zararlıysa ekmeyiz ama şu anda çok iyi gelir getiriyor diyor. KURAKLIK GEÇEN YIL TRAKYAYI VURDU Özellikle kuraklığın Türk tarımını vurduğu geçen yıl, Trakyadaki ayçiçek tarlalarında yüzde 50ye yakın verim kaybı meydana geldi. Münir Karaevli, kanolayla bu zararın bir bölümünü telafi ettiklerini söylüyor: Ayçiçeğinde geçen sene bir önceki seneye göre yarı yarıya mahsul kaybettik. Şöyle söyleyeyim 200-250 kilo verim beklerken, yerine göre değişmek üzere 110-130 kilo arası ayçiçeği aldık. kanola ise aynı dönüm arazide 400 kilo civarında ürün verdi. Aradaki büyük farkın nedeni kanolanın kış, ayçiçeğinin yaz bitkisi olması. Kanola, büyük ölçüde kış ve bahar yağışlarından faydalanıyor, yaz başında hasat ediliyor. Ayçiçeği ise genelde nisan başı, mayıs sonu arasındaki dönemde ekiliyor ve yazın suya ihtiyaç duyuyor. Trakya insanının çiçek dediği ayçiçeği, bölgede sulu tarım uygulanan ürün olmadığı için yaz yağmurlarına ihtiyaç duyuyor. Yaz kurak geçerse mahsul de düşük oluyor. 3 yıldır kanola eken Rıza Gürkan Gelecek yıl tercihiniz kanola mı ayçiçeği mi olacak? sorusuna şu yanıtı veriyor: Kesinlikle kanola çünkü doğa kuraklığa gidiyor. Geçen sene dönümde 40-50 kiloya kadar çiçek biçtik, masrafları da karşılamıyor. Bu arada gübre fiyatları 1500 lira oldu. Sayın Başbakan da duyarsa iyi olur. hiç bakmıyorlar çiftçiye, mecburen çiftçi hangi üründen gelirini fazla elde etmek için onlara yöneliyor KANOLA EKİM ALANLARI 2 YILDA YÜZDE 800 ARTTI 2006da 27 bin dönüme ekilen kanola, 2007de 50 bin dönümde denendi. Bu yıl ise bu rakam 200 bin dönüme ulaştı. Gelecek yıl için şimdiden 1 milyon dönüm telaffuz ediliyor. Trakyada yıla göre 10,5 milyon ile 12 milyon arasında bir alanda tarım yapılıyor. Geçen yıla kadar bu alanın yüzde 60ında buğday, yüzde 35inde ayçiçeği ekiliyordu, kanola ise binde oranlarda ifade ediliyordu. Ancak bu agresif büyümeyle Trakyanın ekilebilir topraklarının yüzde 10undan fazlasında kısa bir süre sonra kanola görebileceğiz. Kanolanın faydaları saymakla bitmez diyen Tekirdağ Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fedai Tali ise durumdan memnun. Tali; Kanola hiçbir bitkinin alternatifi değildir. Kanola münavebeyle beraber teknik tarım ve doğru tarımın yapılması için çok önemli bir bitki. Türkiyenin ham yağ açığının karşılanması için zayıf bölgelerde ayçiçek verimlerini çok düşük olduğu kumsal arazilerde kanola devreye girerek çok güzel bir yağ bitkisi olur. Kanola kışın yağışlarla erozyonu önleyerek erozyon önleyici bitki olur diyor TÜRKİYENİN YILLIK YAĞ AÇIĞI 1,2 MİLYON TON Türkiye her yıl ortalama 12,2 milyon ton yağ ithal ediyor. Palm, ayçiçeği ve soya en fazla ithal edilen yağlar arasında yer alırken son birkaç yılda kanola da sıralamada üst sıralara yükseliyor. 2007de piyasaya 122 bin ton kanola girdi, bunun yüzde 50si biyoyakıt olarak kullanılırken, yüzde 44ü ise yemeklik yağ olarak tüketildi. En büyük kanola perakendecisi Aymarın CEOsu Nihat Özyurt, kanolanın iç pazarda çok hızlı yol alacağından emin: Türkiyenin ithalatında en büyük kalem petrole ait, onu sıvıyağ takip ediyor, 2007de yaklaşık 4 milyar dolar civarında sıvı yağ ithalatı için dışarıdan ürün getirdik. Bizim ürettiğimiz sıvıyağ tüketimimizi karşılamıyor. Ayçiçek yağını sadece Trakya bölgesinde yetiştirebiliyoruz ancak kanola yağını bütün Türkiye genelinde üretip yaygınlaştırmamız mümkün. Türkiye, kanolaya dönerse sıvı yağda dışa bağımlılığı sona erdiririz KANOLA GELİŞİRKEN AYÇİÇEĞİ UNUTULMAMALI Hem biyodizel üretiminde kullanılan hem de sıvı yağ olarak tüketilen kanola tüm dünyada yılda 22 milyon ton üretiliyor. Çin 4,5 milyon tonla dünya lideri, onu 4,4 milyon tonla Hindistan, 2,8 milyon tonla Kanada izliyor. Henüz sıralamanın çok gerisinde olan Türkiye, ekim alanları hızla büyütecek gibi görünüyor. Ancak Ziraat Mühendisi Bülent Dinç Ecevit, önemli bir uyarıda bulunuyor. Kanola üretimini yaparken ayçiçek üretimini de baltalamamak lazım. Büyük biyodizelle kanolanın reklamı oldu ama Türkiyedeki yağ açığını kapatmak için kanolanın buğdayla münavebeye girmesi lazım. Eğer ayçiçeği ekim alanlarını çok daraltırsak bu bizi uzun vadede olumsuz etkileyebilir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|