|
Şimşek: "Türkiye'nin cari açığı çok yüksek" |
|
Perşembe, 08 Kasım 2007 |
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de büyük bir cari açık bulunduğu belirterek, ''Orta ve uzun dönemli bu açığı azaltacak adımlar var. Onları da atacağız'' dedi.
TÜSİAD, SEDEFED ve Sabancı Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen Rekabet Kongresi'nin açılışında konuşan Şimşek, kişi başına milli geliri belirleyen en önemli faktörlerin iş gücü kullanımı ve verimlilik olduğunu vurguladı. Uzun dönemde verimlilik artışı için mutlaka fiziki altyapıya yatırım yapmaları ve bunu geliştirmeleri gerektiğini söyleyen Şimşek, Türkiye'nin beşeri sermayeye yatırım yapması gerektiğini kaydetti. Şimşek, eğitime çok iyi kaynak ayırmaları, ancak eğitime ayrılan kaynağın da etkin şekilde kullanıldığına bakmaları gerektiğini söyledi. Dünya Bankası'nın OECD ülkeleri arasında yaptığı bir çalışmada Türkiye'nin eğitime en fazla para harcayan ülkelerden biri olduğunun ortaya çıktığını, ancak, başarı düzeyi itibariyle Türkiye'nin son sıralarda bulunduğunu belirten Şimşek, eğitimin kalitesine yoğunlaşmaları gerektiğini de vurguladı. "Cari açık çok yüksek" Bakan Şimşek, rekabet denilince bir çok kişinin aklına kur geldiğini, bu konuda da epey şikayet olduğunu ifade ederek, Türkiye'de orta ve uzun dönemde mutlaka kol gücünden, beyin gücüne, bilgi gücü yoğun ürünlere geçilmesi gerektiğini söyledi. Şimşek, söz konusu ürünlerde kar marjlarının daha yüksek, rekabetin de daha az olduğunu vurgulayarak, "Ticaret hacmimiz çok ciddi bir ölçeğe varmış durumda. Büyük bir dış ticaret açığımız, cari açığımız var. Orta ve uzun dönemli bu açığı azaltacak adımlar var. Onları da atacağız. Bu tür yapısal sorunlar, günübirlik kolaycı çözümlerle maalesef çözülmüyor. Daha doğrusu kolaycı bir çözüm yok, mümkün değil..." diye konuştu. Mehmet Şimşek, verimliliği belirleyen en önemli faktörlerden birinin rekabet olduğunu, rekabetin beraberinde yenilik getirdiğini vurgulayarak, dünyanın en rekabetçi ekonomisinin ABD, bu ülkede iş gücü piyasasının esnek ve sermaye piyasalarının etkili olduğunu kaydetti. Şimşek, "Orada yenilikçi şirketler vardır. Dolayısıyla hem bize hem size çok şey düşüyor. Türkiye'nin mutlaka bu nitelikleri kazanacak adımları, stratejileri geliştirmesi gerekiyor. Türkiye bu konuda son bir kaç yılda çok ciddi mesafe kaydetti" şeklinde konuştu. Verimliliğin önemine de değinen Şimşek, "Verimlilik demek, istihdam artışı olmayacak demek değildir. Bu yanlış bir yaklaşım. Tam aksine, verimlilik kişi başına milli geliri arttırdığı için aslında istihdamda ciddi artışlara yol açıyor" dedi. Bakan Şimşek, bu ikinci dönemde rekabetin önündeki engelleri azaltmaları gerektiğini belirterek, bu yönde idari düzenlemeleri gözden geçirileceklerini ve ayıklayacaklarını bildirdi. Rekabetin önündeki en büyük engellerden birinin büyük kamu sektörü olduğuna işaret eden Şimşek, "Çünkü büyük kamu sektörü demek, bizim harcama ihtiyacımızın yüksek olması demektir. O da yüksek vergi ihtiyacı veya borçlanma ihtiyacı doğuruyor. Bunu yüksek vergilerle telafi etmeye kalktığımız zaman da kayıtdışına geçiyor. Bu defa kayıt içinde olanların durumu daha da zorlaşıyor" dedi. Kayıtdışının azaltılmasının önemine işaret eden Şimşek, "Kayıtdışı, emirle azaltılmıyor. İyi yaptırımlar, iyi uygulamalar, iyi idare gerekiyor. Mutlaka yükü de aşağı çekmemiz lazım. Ben son derece ümitliyim" diye konuştu. AB sürecinin kendileri için çok önemli, bu sürecin özellikle ekonomik, sosyal ve siyasi transformasyon için çok ciddi bir disiplin unsuru olduğunu vurgulayan Şimşek, "Dün Brüksel'de de söyledim. Yaptığımız kabine toplantısının birinci gündem maddesi, Avrupa'daki siyasi iniş-çıkışlara rağmen bu yolda nasıl mesafe kat edebiliriz. Bence bu çok önemli bir mesaj" dedi.
|