Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Haberler arrow Dünya arrow Gürcistan, iki devin enerji mücadelesi arasında
Perşembe 08-Ocak-2009 05:59:54
Gürcistan, iki devin enerji mücadelesi arasında
Salı, 12 Ağustos 2008

İSTANBUL - Gürcistan’ın Güney Osetya’ya yönelik askeri harekatına Rusya’nın misliyle karşılık vermesinin arkasında, zengin enerji kaynaklarının ve stratejik boru hatlarının bulunduğu bölgedeki güç mücadelesini yattığı günlerdir yazılıyor, söyleniyor. Ancak bu mücadele yeni değil. Bugünkü güç mücadelesini ve aktörleri anlamak için biraz daha geriye gitmekte, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasından bugüne kadar Kafkaslar ve Orta Asya’da yaşanan gelişmeleri kısaca hatırlamakta fayda var. Zira Kafkaslar’ın önemi Orta Asya ile birlikte düşünüldüğünde daha iyi anlaşılıyor.1991’de SSCB’nin dağılmasının ardından Kafkaslar ve Orta Asya’da doğan boşluğu doldurma gayreti içine giren ABD, bağımsızlığına yeni kavuşan bölge ülkeleriyle yakın ilişikiler kurdu. Özellikle de Azerbaycan gibi zengin enerji kaynaklarına sahip olanlarla. Sahip oldukları bağımsız devletlerin dünya sahnesinde yer alması için Rusya dışındaki bir gücün desteğine ihtiyaç duyan bölge ülkelerinin liderleri için, Washington’un desteği önemliydi.

Clinton yönetimi, bir yandan bölgedeki nüfuzunu arttırmaya çalışırken, diğer yandan da Rusya ve İran’ın bağımsızlığına yeni kavuşan bu ülkeler üzerinde etkili olmasını önlemek için çaba harcadı. Bu hedefe ulaşılması için, Clinton döneminde Hazar’daki enerji kaynaklarıyla ilgilenecek bir “özel temsilci” atandı. Bu temsilcinin görevlerinden biri de, ABD’nin Hazar’daki enerji politikasına destek vermeleri için Batılı müttefikleri ikna etmekti.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı, bu çabanın sonucu olarak ortaya çıktı. ABD petrol şirketleri 1990’larda Azerbaycan’ın yanısıra Kazakistan’a da büyük enerji yatırımları yapmaya başladı. 1997’de Orta Asya’yı “ABD Merkez Komutanlığı”nın sorumlu olduğu bölgeler arasına katan Washington’ın, sözkonusu ülkelere yönelik askeri ilgisi 11 Eylül (2001) saldırılarından sonra arttı. Bu tarihten itibaren bölge, ABD için farklı bir önem kazandı.

ORTA ASYA ÜLKELERİNE ASKERİ EĞİTİM VE TECHİZAT VERİLDİ
Özellikle Müslüman Orta Asya ülkleri, terörle mücadele kapsamında başlatılan ve ilk cephesi Afganistan olan savaşta stratejik öneme sahipti. Bu iktidarların ABD’ye desteği bir yandan Afganistan’a lojistik sevkiyatta, diğer yandan da İslamcı hareketlere karşı operasyonlarda önemliydi. Bu nedenle ABD, Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan’ın ardından 2003’te Kazakistan’la techizat sağlanması, askerlerin eğitilmesi ve Hazar kıyısındaki Atyrau’da askeri üs inşası için milyonlarca dolarlık finansman sağlanması konularında anlaşma imzaladı.

Aynı dönemde Gürcistan ve Azerbaycan’a da sınır güvenliğini güçlendirmesi, iletişim altyapısını geliştirmesi ve kitle imha silahlarının yayılmasını önlemeye yönelik operasyonlarda işbirliği için milyonlarca dolar hibe edildi. Gürcistan askerlerinin eğitimi için programlar geliştirildi, ordu modernize edildi. Hazar’daki petrol platformlarını daha iyi koruyabilmesi için ABD ve Azerbaycan, ortak deniz tatbikatı gerçekleştirdi. Özbekistan ve Kırgızistan ABD’ye askeri üs verirken, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan Amerikan uçaklarına topraklarına iniş yapma izni tanıdı.

SİVİL DEVRİMLER RUSYA’YI HAREKETE GEÇİRDİ
İslamcı hareketlerden çekinen Rusya ile Çin, ilk başlarda ABD’nin bu konuda mücadele gerekçesiyle bölgedeki varlığını güçlendirmesine itiraz etmedi. Ancak, 2003-2005 yılları arasında Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan’da Moskova’ya yakın isimlerin iktidarı kaybetmesiyle sonuçlanan sivil “devrimler”in arkasında Washington olduğuna inanan Rusya, özellikle 11 Eylül’ün ardından radikal İslamcı militanlara karşı mücadele etmek gerekçesiyle bölgedeki varlığını güçlendiren ABD’yi artık istikrarsızlığın kaynağı olarak görmeye başladı.

Rusya, bölgede hızla yitirdiği etkinliğini Vladimir Putin’in iktidarının ikinci döneminde yeniden kazanma yönünde adımlar attı. Ekim 2003’te Rusya, Soğuk Savaş’ın ardından bölgedeki ilk askeri üssünü Kırgızistan’da açtı. Tacikistan 2004 ve 2005’te Rusya’ya Duşanbe yakınlarında biri hava üssü olmak üzere iki üs tahsis etti. 2005’te ise SSCB’nin dağılmasından bu yana Özbekistan ile ilk ortak askeri tatbikatı ve “İttifak İlişkileri Antlaşmaları”nı gerçekleştirildi.

ABD için bölgedeki en önemli kırılma noktalarından biri 2005’te Özbekistan’da yaşanan Andican olaylarıydı. Andican olaylarında izlediği sert tutumu nedeniyle batı ülkelerinin eleştirdiği Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’a Moskova ve Pekin sahip çıktı. Gürcistan’daki “gül”, Ukrayna’daki “turuncu” ve Kırgızistan’daki “karanfil” devrimlerinden ders çıkaran diğer bölge ülkelerinin liderleri de ABD’ye daha mesafeli, muhaliflere de daha sert olmaya başladı. Beyaz Saray, bu konjonktürde, 2006 Ulusal Güvenlik Stratejisinde, bölge ülkeleriyle ilgili hedeflerini “terörizm ve radikal İslamcı hareketleri engellemek, bölge ülkelerinin ekonomilerinin gelişmesine katkıda bulunmak, enerji kaynaklarına güvenli bir şekilde ulaşmak, bir ya da bir grup başka ülkenin bölgeyi etkisi altına almasını önlemek, demokratikleşme ile serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecini desteklemek” olarak yeniden tanımladı.

GÜRCİSTAN ENERJİNİN TAŞINMASI İÇİN KRİTİK NOKTADA
Kafkaslar’da son yaşananları da bu çerçevede, özellikle “enerji kaynaklarına güvenli bir şekilde ulaşmak” ifadesine dikkat ederek değerlendirmek gerekiyor. Zira, Gürcistan ne zengin enerji kaynaklarına sahip, ne de terörle mücadelede ABD için olmazsa olmaz bir konuma. Ancak, zengin enerji kaynaklarına sahip Hazar’a kıyısı olan ülkeler Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan’ın açık denizlere doğrudan ulaşımı yok ve geçiş ülkesine ya da ülkelerine ihtiyaç duyuluyor. Gürcistan bu noktada önemli bir işlev üstleniyor.

Zira, enerjide Rusya’ya bağımlılığın daha da artmasından ve Moskova’nın bunu siyasi ve ekonomik bir güç olarak kullanmasından endişe eden AB ve ABD, Hazar’daki enerji kaynaklarının farklı bir yoldan batı pazarlarına ulaştırılmasından yana. Haritaya bakıldığında Rusya dışındaki en uygun seçeneğin İran olduğunu görmek mümkün. Ancak, nükleer programı nedeniyle yaşanan kriz, ABD ile 1979’dan bun yana süregelen siyasi sorunlar ve uygulanan yaptırımlar dikkate alındığında geriye sadece Gürcistan seçeneği kalıyor.

WASHINGTON DA, MOSKOVA DA İŞBİRLİĞİ YAPAN HÜKÜMET İSTİYOR
Hedef, henüz hayata geçirilemeyen Trans-Hazar hattıyla Kazak ve Türkmen petrolünü Bakü-Tiflis-Ceyhan, doğalgazını da Bakü-Tiflis-Erzurum hattıyla Avrupa’ya ulaştırmak. Bu nedenle ABD için Gürcistan’da güçlü, istikrarlı ve Washington’a yakın bir iktidar olması önemli. Ve yine bu nedenle Rusya, kendisini devredışı bırakacak projelerde yer almak yerine, Moskova ile işbirliği yapacak bir iktidarı Tiflis’te görmek istiyor.

Enerji geçiş hatlarına sahip olmak Gürcistan için de ekonomik olduğu kadar siyasi bir anlam da taşıyor. Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin Temmuz 2006’da Bakü’den pompalanan petrolün ilk kez Ceyhan’a ulaşması nedeniyle yapılan törende B.T.C. hattını “bağımsızlığın sembolü” olarak tanımlaması da bu yüzden.

SAAKAŞVİLİ ÜLKESİNİN STRATEJİK ÖNEMİNE GÜVENDİ
Ancak, Saakaşvili döneminde tamamlanan en büyük proje olan B.T.C. iktidarını koruması için tek başına yeterli değil. Saakaşvili, zayıflayan iktidarını güçlendirebilmek için Rusya’ya meydan okuyarak Güney Osetya’da yaptığı hamlede de, ülkesinin ABD ve AB için sahip olduğu stratejik öneme güvenmiş olmalı. Gürcü lider belli ki, ülkesini felakete sürüklerken, ABD’nin, zayıflayan bir iktidar için kendini -dünyanın ikinci büyük askeri gücü Rusya karşısında- feda etmeyeceğini hesaba katmadı. Özellikle 2005’ten bu yana bölgedeki etkisini arttıran ve Çeçenistan’dan sonra ilk askeri kazanımını Saakaşvili sayesinde Güney Osetya’da elde eden Rusya’nın eli ise artık daha güçlü. Başbakan Vladimir Putin’in, “Bakalım Gürcistan bu yaptıklarından sonra kendine bağlı kalmaları için Güney Osetyalıları nasıl ikna edecek” sözleri, “ayrılma kozunun” Tiflis’e karşı artık gerektiğinde daha sık kullanılacağını gösteriyor.
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz

busy

 
< Önceki   Sonraki >
En Son Eklenen Yazılar | Popüler Yazılar | | Gizlilik Politikası | | Sorumluluk Reddi | Arama | Reklam