|
Gençlik anıları, çevreci vekili istifa ettirdi |
|
Pazartesi, 18 Ağustos 2008 |
AMSTERDAM - Hollanda Parlamentosunun, Yeşil Sol Partili vekillerinden Wijnand Duyvendak, önümüzdeki hafta piyasaya çıkacak kitabında, 22 yıl önce Ekonomi Bakanlığından nükleer enerji santralleriyle ilgili planların çalınması hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtince, Hollanda ayağa kalktı. Ekonomi Bakanlığından üst düzey bir yetkilinin ise, Duyvendakın da içinde bulunduğu bazı çevreciler, nükleer enerji konusunda bizi ölümle tehdit etti şeklindeki ifadeleri bomba gibi patladı. Olaylar üzerine çevreci milletvekili istifa kararı aldı.Hükümet ve çeşitli partilere mensup milletvekilleri Duyvendaka tepki gösterirken, Hollanda basını milletvekili hakkında ağır ifadeler kullandı. Yaklaşık 10 günden bu yana çevreci geçmişiyle ilgili tüm eylemelerin basında yer alması üzerine açıklamalarda bulunan Duyvendak, çevre için yaptığı eylemlerden pişmanlık duymadığını söyledi.
MİLLETVEKİLİ OLARAK İNANDIRICILIĞIM KALMADI 1980li yıllarda çok sayıda çevre eylemine katıldığını ve aşırı duyarlı hareket ettiğini saklamayan Duyvendak, geçmişiyle ilgili bilgilerin kamuoyuna abartılı olarak yansıtılması nedeniyle milletvekili olarak inandırıcılığı kalmadığını ileri sürdü.
Parti Genel Başkanı Femke Halsema ile düzenlediği basın toplantısında milletvekilliğinden istifa ettiğini kamuoyuna duyuran Duyvendak, 1985 yılında kendisinin de içinde bulunduğu çevreciler, nükleer enerjiyle ilgili üst düzey yetkilileri ölümle tehdit etti şeklindeki iddialar üzerine istifa kararı aldığını açıkladı.
Duyvendak, gençlik yıllarında çıkardığı ve yönetmeni olduğu Bluf (blöf) adlı dergideki bir yazıda, enerji santralleriyle ilgili planların çalınmasında bilgi sahibi olduğunu belirtmiş, santrallerin kurulmasıyla meydana gelecek çevre kirliliğine dikkat çekmiş, olaya adı karışanların isim ve adreslerini cesur bir tutumla yazdığını belirtmişti.
150 kişilik Hollanda Parlamentosunda 2002 yılından bu yana partisinin çevre sözcülüğünü yapan Duyvendak, 1984 yılında çevre konulu bir eylemde askeri birliği basanlar arasında yer almış, bu nedenle 6 hafta hapis cezasına çarptırılmıştı.
|