|
'Ergenekon' dünyanın gündeminde |
|
Salı, 15 Temmuz 2008 |
İSTANBUL - Ergenekon soruşturması ile ilgili haberler, dünya gündeminde yer almaya devam ediyor. İngilterenin etkili gazetesi Financial Times, başyazılarından birini bu konuya ayırdı. Gazete, aralarında işadamları, gazeteciler, emekli ordu mensuplarının da bulunduğu 86 kişinin darbe planlamakla suçlanmasının Türkiyedeki siyasi krizin boyutlarını açık bir şekilde gözler önüne serdiğini belirtiyor ve Türkiyedeki durumda ABnin de sorumluluğu olduğunu kaydediyor. Gazete, Kriz aynı zamanda, ABnin Ankaranın üyelik başvurusunu olumlu yönde ele alma konusundaki içler acısı başarısızlığının bir göstergesi diyor.Yazı şöyle devam ediyor, AB Türkiyeye açık bir koşullar listesi ve bir takvim vermiş olsaydı, hem generaller, hem de AKP enerjilerini türbana değil, tam üyeliğe odaklarlardı. Darbeler, bombalar ve saklanmış el bombalarıyla ilgili tartışmalar ABye, birliğin içinde de dışında da olsa Türkiyenin bir yere gitmeyeceğini hatırlatmalı. Birlik, çok geç olmadan Ankarayla durma noktasına gelen yakınlaşma çabalarını canlandırmalı.
ÇAĞDAŞ YÜZLÜ İSLAMİ BİR SİYASET GETİRDİLER Ergenekon soruşturmasının AKPye karşı açılan kapatma davasıyla aynı döneme denk düştüğünü de hatırlatan yazıda şu ifadeler yer alıyor, Davalar siyasi müdahale olmadan devam etmeli. Ancak daha temelde laikler, parlamentoda büyük bir çoğunluğa sahip olan AKPyi iktidardan düşürmek için harcadıkları akıllıca olmayan çabayı gözden geçirmeliler. AK Parti de, türbanı gündeminin bu kadar üst sıralarına almamalıydı. Ancak sonuçta, çağdaş yüzlü İslami bir siyaset geliştirdikleri için övgüyü hak ediyorlar. Kırsal kesimlerdeki yoksulların gelirlerini de artıran ekonomik sicilleri de ortada. Laikler, demokrasi İslamcı hükümetler ürettiğinde de, bu hükümetler demokratik hakları tehdit etmediği sürece, ki AKP bunu yapmadı, oy verenlerin kararını kabul etmeli. Ülke geliştikçe Türkiyenin İslamcıları ve laikleri uzlaşma yolları bulmalı. Aksi takdirde her iki tarafın da istediği modern ulus zarar görecek. Türban konusunda mantıklı bir uzlaşma iyi bir başlangıç olabilir
Guardian gazetesinin soruşturmayla ilgili haberi Türkiyenin geleceğiyle ilgili mücadele yoğunlaşırken, laiklere suçlamalar yöneltildi başlığını taşıyor. Haberde AKPye karşı açılan kapatma davasıyla, Ergenekon soruşturması arasında ilişki kuruluyor ve şu ifadelere yer veriliyor, Bu iki dava, Türkiyenin kendisi uğruna verilen bir mücadeleyi temsil ediliyor. Bu mücadelenin bir tarafı da başta ordu ve yargı olmak üzere, AKPnin Atatürk zamanında kurulan laik sistemi yıkma amaçları olduğundan şüphe duyan ülkenin eski muhafızları. Geleneksel olarak laikliğin bekçisi olarak görülen ordu, bazı eski mensuplarının gözaltına alınmasına karşın, Ergenekonla herhangi bir ilişkisi olduğu iddialarını reddediyor. Soruşturmayı eleştirenlerse AKPnin kapatma davasına misilleme olarak muhaliflerine karşı bir cadı avı başlattığını söylüyor
DEVLETE KARŞI AŞIRI MİLLİYETÇİ KOMPLO Fransız Liberation gazetesi, Devlete karşı aşırı milliyetçi komplo: Adaletin hedefinde 86 sanık başlığıyla verdiği haberde, iddianamenin açıklanmasını laik kamp ile 2002 yılından bu yana iktidarda olan İslamcı-muhafazakar AKP arasındaki bilek güreşinin yeni bir bölümü olarak niteledi. Haziran 2007de İstanbulda bir gecekonduda el bombalarının keşfedilmesiyle başlayan soruşturmada net olmayan kısımlar olduğuna dikkat çeken haberde, Savcı, iddianameninin önce mahkeme tarafından onaylanması gerektiğini belirterek ayrıntı vermeyi reddetti. Bu da yeni polemikler yarattı. Liberal siyaset uzmanı ve köşe yazarı Ruşen Çakıra göre, Ergenekon olayı, iktidar partisinin kapatılması amacıyla laik kampın sertlik yanlıları tarafından Anayasa Mahkemesi önünde başlatılan sürece karşı bir misilleme. satırlarına yer verdi.
Le Figaro gazetesi ise, Türkiye: Bir darbe için 86 soruşturma başlıklı haberinde, iddianameyle hedeflenen onlarca kişinin tamamının aşırı milliyetçi harekete mensup olduğu yorumunda bulundu. Bunlar arasında aşırı solcu küçük bir partinin yöneticisi Doğu Perinçek, Ermeni soykırımı konusunda çalışan Türk aydınlara karşı kampanya yürüten aşırı sağcı avukat Kemal Kerinçsiz ve Güneydoğudaki iç savaş sırasında oluşturulan gizli jandarma komando örgütü JİTEMin kurucusu Veli Küçük de var. ifadelerine yer veren gazete, Hepsi, İslamcı-muhafazakar hükümeti sarsmak ve askeri harekata zemin hazırlamakla suçlanıyorlar. Liberal basın darbeci paşaların yakalanmasından memnun. Ancak, Ergenekon operasyonu ile laiklik karşıtı faaliyetlerin odak noktası haline geldiği gerekçesiyle AKPnin kapatılmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Anayasa Mahkemesi önündeki sunumunun aynı güne rastlaması eleştiri skonusu oldu. Birçok gözlemci AKPyi Ergenekonu muhalifleriyle hesaplaşma amaçlı kullandığı gerekçesiyle eleştiriyor. yorumuna yer verdi.
|