Uluslararası basın, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor. Ekonomi çevrelerinin saygın gazetelerinden Financial Times’da yer alan bir analizde, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı tartışmalarının, ülkenin Kemalist kuruluş ilkeleriyle, yükselen siyasi İslam’ı uzlaştırma çabasının son göstergesi olduğu belirtildi.
‘Atatürk’ün Gölgesinde’ başlığını taşıyan analizi kaleme alan Vincent Boland, “Türkiye, son günlerde Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adaylığına uygun olup olmadığı tartışmasıyla bölündü ve bu durum, Türkiye’nin laik kuruluş ilkelerini ve Kemalist ideolojiyi, demokratik uygulamalar ve giderek daha belirgin gözlenen Müslüman kimliğiyle aynı potada eritip eritemeyeceğine ya da bunu nasıl yapabileceğine ilişkin soru işaretleri uyandırdı” yorumunda bulundu.
Boland, Batı’da birbirini tamamlar görünen demokrasi ve sekülerliğin, Türkiye’de giderek artan ölçüde uyuşmazlık içinde olduğunu ve bu son krizin de bunun örneği olduğunu yazdı.
“Türkiye’nin sorunu, modern sekülerlikle devrimci laiklik kavramlarının çatışması. Fransa’da sekülerlik demokrasiyle eşdeğer. Türkiye’de ise batılılaşma ve modernlikle tanımlanıyor” diyen yazar, Türkiye’de bazı çevrelerin ülkenin demokrasiyi laikliğin önüne koymaya henüz hazır olmadığı görüşüne yer verdi.
Guardian gazetesi ise, Avrupa Birliği’nin siyasetin dışında kalması için Türk ordusunu uyardığını aktardı. Başbakan Erdoğan’ın erken seçim çağrısı yapmasıyla ülkedeki gerilimin düşmekte olduğunu yazan İngiliz gazete, AB’nin seçimleri krizden çıkış yolu olarak gördüğünü belirtti.
LE FIGARO : TÜRK İSLAMCILAR KONTRATAĞA GEÇİYOR Fransız basını da Türkiye’deki yaşananlara geniş biçimde yer vermeye devam ediyor.
Le Figaro gazetesi, “Başbakan Erdoğan çıkmazdan kurtulmak için cumhurbaşkanının bundan böyle halk tarafından seçilmesini öneriyor. Bir Avrupalı diplomat ‘Erdoğan krize kriz eklemek istemedi. Gündemine koymaya cesaret edemediği demokratik reformları ileri sürerek kendisine yönelik tuzağa düşmüyor. Bakalım bu reformları empoze etme zamanı olacak mı’ yorumunu yapıyor. Eğer öngördüğü tarihlerde bunu gerçekleştirirse genel seçimlerin laiklik üzerine başkanlık referandumuna dönüşmesini engelleyebilir. Sıkı bir taktik ustası olan AKP lideri, cumhurbaşkanlığı seçimine aday olmayarak kendisini muhafaza etmesini bildi. Bu bilinçli geri planda kalma şimdi kendisine tehditlerle dolu bir ortamda seçim mücadelesinin liderliğini beklenenden daha önce almasını sağlayacak” diye yazdı.
‘Erdoğan erken genel seçim istiyor’ başlığını atan Liberation gazetesi de, “Türkiye, Başbakanı Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanlığa seçtirme konusunda ümidini kaybetmiş değil” ifadelerini kullandı.
Gazete, bu habere ek olarak ‘Ne türban ne asker şapkası’ başlığıyla 2 tam sayfa Türkiye’de laiklerin gösterisine yer verdi. Haberde, “Bir İslamcının cumhurbaşkanlığına seçilme olasılığı laik sivil toplumu uyandırdı. Göstericiler cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırlanmasını istiyor. Ama Kemalist ordudan da kışlasında kalmasını istiyorlar” yorumu yapıldı.
‘Laiklik Türkiye’yi bölüyor’ manşetini atan La Croix ise, ılımlı bir İslamcının cumhurbaşkanlığı adaylığının, ülkeyi türbülansa soktuğunu ve Türk siyasi partilerinin cumhurbaşkanılığı konusunda bir adayda anlaşmaktaki beceriksizliğinin eşi görülmemiş ve riskli bir durum yarattığını savundu.
‘KRİZ AB MÜZAKERELERİNİ FELÇ EDEBİLİR’ Gazete, “Türkiye daha önce yaşamadığı bir kurumsal krizle karşı karşıya. AB olayı yakından takip ediyor. Bir askeri darbe ülkenin AB üyelik şansını yok eder. Mevcut krizi de devam etmekte olan müzakereleri felç etme riski taşıyor ve Ankara’daki siyasi güç dengelerinin her zaman parlamenter demokrasi yoluyla kanalize olmadığını gösteriyor. Türk ordusunun hala çok büyük. Nüfusun çoğunluğunun saygı duyduğu ordu elindeki önemli gücü korumaya çalışıyor. Ankara’daki olaylar Rabat’ta da yakından takip ediliyor. Fas’ın başlıca İslamcı partisi Türkiye’de AKP’nin deneyiminden ders çıkarmayı ümit ediyor” cümlelerine yer verdi.
La Croix’nın başyazısında da, “Avrupa’nın batısından bakınca Türkiye’nin içinde bulunduğu politik krizde taraf tutmak kolay değil. Bu kriz kıtanın bu yanında demokrasi ve laiklik gibi birbirlerine dayanan değerleri kapsıyor. Orda ise bu değerler birbirine zıt kamplar tarafından savunuluyor. Türk toplumu demokrasi laiklik ve milliyetçilik arasındaki bu düğümü çözebilecek mi? Ekonomik ve kültürel kalkınmışlık ve jeopolitik dengeler dikkate alınırsa iş oldukça zor. Böyle bir ortamda AB istisnai biçimde karmaşık olan bir denklemle yüzleşmek zorunda olan bir ülkeye fazla ders vermekten kaçınmalıdır. AB sadece AB projesinin kalbinde demokrasi, laiklik ve azınlıkların korunması arasında uyum olduğunu hatırlatabilir” dendi.
‘TÜRKİYE ESKİ TABULARDAN KURTULMALI’ Alman gazeteleri de Türkiye ile yorumlara ağırlık verdi. Sosyal demokrat çizgideki Süddeutsche Zeitung gazetesi, Türkiye’deki pekçok çelişkiye dikkat çekerken, ordunun rolünün da tartışılmakta olduğunu aktardı.
Gazete, “Askeri darbe tehdidi laiklik pankartını taşıyanların da hoşuna gitmedi. Türkiye’de eksik olan her sorunda askere koşan değil, çözümü demokraside arayan bir muhalefet. Ülkenin Atatürk’ten miras kalan bazı tabularından kurtulmaya ihtiyacı var. Atatürk’ün özlemi, yüzünü kendine değil batıya dönen bilincli bir ulustu” yorumun yaptı.
Muhafazakar çizgideki Die Welt gazetesi de, Türkiye’deki tartışmanın eskimiş düşünce biçimleriyle, yeni modeller arasında olduğunu yazdı.
Gazete, Türkiye’de yaşananların dünya için bir örnek olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin demokratikleşme yolu tıkanırsa, bunun bütün İslam dünyasını olumsuz etkileyeceğini, dolayısıyla Avrupa Birliği’nin daha sabırlı davranması gerektığinin altını çizdi.
KOMŞU AŞIRI EĞİLİMLERDEN KORKUYOR Yunan basını ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanlığına aday göstermesinden sonraki siyasi gelişmeleri, “Türkiye’deki kriz doruğa tırmandı” şeklinde değerlendirdi.
Atina’da yayımlanan Kathimerini gazetesi, Anayasa Mahkemesi’nin kararının, aslında açıkça bir siyasi darbe olduğunu, Atatürkçü askeri düzenin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal çevresinde DYP ve Anavatan Partisini de toplayarak, cephe kurmayı ve bu çerçevede seçimlerin kazanılmasını umduğunu savundu.
Elefteros Tipos gazetesi, “Türkiye’ye gece iniyor” başlığıyla verdiği haberinde, Atatürkçüler ile İslamcılar arasındaki çatlağın günden güne derinleştiği görüşünü ileri sürdü ve bu gelişmelerin Avrupa ile Yunanistan’da endişe yarattığını yazdı.
Atina’nın korkusunun, siyasi İslam ile Kemalist düzen arasında aşırı eğilimlerin güçlenmesi olduğunu belirten gazete, bir başka endişenin ise milliyetçi kanadın, yüzde 10 barajını aşarak TBMM’ye girmesi olduğunu kaydetti.
‘TÜRKİYE’DE SICAK YAZ’ Ethnos gazetesi, Erdoğan ile askerler arasındaki çatışmanın uç noktalara vardığı ve Türkiye’de sıcak bir yaz yaşanmasının beklendiği görüşünü dile getirdi.
Erdoğan’ın, siyasi gündemini demokratik her türlü yoldan empoze etmeye kararlı olduğu yorumunu yapan gazete, söz konusu gelişmelerin Türk-Yunan ilişkilerine yansımasının beklendiğini ancak ciddi bir kriz yaşanması olasılığının ufukta görünmediğini kaydetti.
Ta Nea gazetesi, “Atina ve Brüksel’in Türkiye’de daha da tehlikeli gelişmeler yaşanmasından kaygı duyduklarını, Türkiye’nin AB üyeliğine şüpheyle yaklaşan Avrupa’nın ise bu konuda imalı açıklamalarda bulunduğunu yazdı.
(NTV)
|