vermemek kelimesi ile etiketlenmiş yazılar
1. Söz söyleyemeyecek kadar hasta olmak. 2. Herhangi bir sebeple hiç konuşmamak, susmak."Kurşuna dizilmeyi göze aldılar ama ağız, dil vermediler."
1. Göz açtırmamak, rahat bırakmamak. 2. Düşmanı acımayıp öldürmek, merhamet etmemek."Böyle kahpe insanlara sakın aman vermeyin!"
Hataya düştüğünü anladığında veya hoşlanmadığı bir durumla karşılaştığında farketmemiş gibi davranmak, oralı olmamak."Hiç bozuntuya vermeden misafirlere hoş geldin demeye devam etti."
Değer vermemek, umursamamak, aldırış etmemek."Onun gibilere metelik vermem mi diyorsun?" Mevki sahibi olmak: Yüksek bir görevde, bir işte önemli bir aşamada bulunmak."Mevki sahibi olmak için yıllarca çalışıp durdu." Meydana çıkmak: 1. Görünmek. 2. Belli olmak. 3. Yetişmek, büyümek, ...
Bir konu ile ilgili duygularını, düşüncelerini belli etmemek; bildiği hâlde bilmez gibi görünmek. Resmiyete dökmek: Bir iş veya duruma resmiyet kazandırmak, onu resmî kanallardan halletme yolunu seçmek. Rest çekmek: 1. Kesin tavır almak, herhangi bir konuda son sözü söylemek. 2....
Dürüst, güvenilir, ağzı sıkı olmak; ne kadar zorlanırsa zorlansın kimseye sırrını söylememek."Bu ordunun ser verip sır vermeyen yiğitlere ihtiyacı vardır."
Zarar ziyan vermemek, korumak."Allah kimseye zeval vermesin." Zevkten dört köşe olmak: Çok mutlu olduğu anlaşılmak, çok sevinip keyiflenmek ve aşırı zevk duymak."Takımı galip gelince zevkten dört köşe oldu." Zevkine varmak: Bir şeyin tadını alabilmek,...
<< Başa Dön < Önceki 1 Sonraki > Sona Git >>
Sonuçlar 1 - 7 toplam 7