Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Çarşamba 03-Aralık-2008 23:01:09
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Etiket

vermek kelimesi ile etiketlenmiş yazılar


Kendine zarar vermek nedir?

Kendine zarar vermek nedir? Kendine zarar vermek, zor hislerle baş etmekte kullanılan bir yoldur. Bazı kişiler yoğun hislerini kendilerine farklı biçimlerde zarar vererek yaşarlar. Zarar verme biçimleri değişse de, en sık kullanılan yöntemler şunlardır: *Kendini kesmek veya yakmak *Vücudunun herhangi bir yerini morartmak *Yüksek dozda ilaç almak ...

Mayın haritasını vermek istiyoruz

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’le geçen ay bir yemek yedik.Partisinin ateşkes sürecine katkısını, beklentilerini aktardı.O gece masada konuşulanları kendime sakladım, yazmadım.Ama Ahmet Türk’ün bir cümlesi, o günden bu yana kafama takıldı kaldı:- PKK’yı bölgedeki mayınların haritasını vermeye iknaya çalışırız. Bölgedeki...

Almadan vermek, Allah'a mahsus (yaraşır)

Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, ama ihtiyaç sahiplerinin muhtaç olduğu tek varlık, şanı yüce olan Allah`tır. Karşılık beklemeden yardım yapmak sadece ve sadece Allah`a mahsustur. Bu sebeple insanlar yardımlaşırken bir karşılığı gözetirler. Bir şey verirken almaya gereklilik duyarlar. Öyleyse siz başkasına yardımcı olunuz ki,...

Açık bono vermek

Bir kimseye sınırsız, istediği gibi davranma yetkisi tanımak.

Açık vermek

1. Geliri, giderini karşılamamak."Maaşımız yetmeyecek bu ay, galiba açıkvereceğiz."2. Ortaya çıkmaması gereken şeyi farkında olmadan belli etmek."Dikkat et de düşmanlarına açık verme."

Adını vermek

1. Birinin adını bildirmek. 2. Biri tarafından salık verildiğini gönderildiği kimseye söylemek. "Benim adımı ver ki işlerin çabuk görülsün."

Ağzının payını vermek

Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek."Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"

Akıllara durgunluk vermek

Çok şaşılacak bir şey olmak."Bir görmeliydin o olayı, akıllara durgunluk verecek bir olaydı."

Akıl öğretmek (vermek)

Herhangi bir konuda yol gösterip tavsiyede bulunmak, bilgi vermek."Sana akıl verecek bir adam da mı bulamadın?"

Arka arkaya vermek

Birbirini korumak, kollamak, için birleşmek; dayanışmak, yardımcı olmak."Arka arkaya verirsek karşımızda hiçbir güç duramaz."

Arkasını (birine) vermek

Bir kimsenin himayesinden güç almak."Arkasını kaymakama vermiş pervasızca konuşuyor, yolu burdan geçireceğim diyor."

Ata et, ite ot vermek (yedirmek)

Uygunsuz iş yapmak; birbirini tamamlayan, birbirine uyan unsurları ters kullanmak; kişilere işlerine yaramayan şeyi, ilgili olmadıkları görevi vermek."Ata et, ite ot verilen bir ülkede dirlik düzenlik mi olurmuş?"

Ateşe vermek

1. Bir yeri bilerek yakıp yok etmek. 2. Aşırı ölçüde telâşlandırmak. 3. Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak."Dış güçler yerli işbirlikçilerle anlaşarak ülkeyi ateşe verdiler."

Ayasofya'da dilenip Sultanahmet'te sadaka (zekât) vermek

Kendisi başkasının yardımı ile geçinirken, gösteriş için elindekini başkalarına yardım amacıyla dağıtmak.

Baş başa (kafa kafaya) vermek

Birbirinin düşüncesinden yararlanmak üzere birkaç kişi toplanıp bir konuyu görüşmek, bir konuda dertleşmek."Bu sorunu ancak baş başa vermekle çözebiliriz."

Başını vermek

Bir ideal uğrunda kendini feda etmek, canını vermek."Yiğitler başını vermesiydi bu ülke düşmanlardan kurtulur muydu?"

Baş vermek

1. İnandığı bir şey uğrunda ölmek, canını vermek. 2. Belirmek, kimi bitkilerin başak tutmaya başlaması."Ektiğimiz buğdaylar baş vermeye başladı."

Bel vermek

(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak."Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."

Bohçasını koltuğuna vermek

İşine son vermek, kovmak, başından defetmek."Hiç sebepsiz yere bohçasını koltuğuna verip fabrikadan uzaklaştırdılar onu."

Boş vermek

Önem vermemek, aldırmamak, ilgisiz davranmak."Boş ver, bu hayat böyle gelmiş, böyle gider."