Bu bölüm Romen dili, kültürü ve edebiyatı ile ilgili konuları içerir. Kültür, Turizm Bakanlığı, turizm kuruluşları vb.. bürolarında çalışma olanağı bulurlar.
25 Ağustos 1968 Edirne doğumlu Rafet El Roman, 1970 yılında ailesi Almanya'ya işçi olarak gittiğinde 7 yaşına kadar Uzunköprü Ömerbey köyünde anneannesi ile birlikte yaşadı. 1.sınıfı köyde okuduktan sonra Almanya'ya ailesinin yanına gitti. Öğrenimini Almanya'da tamamladı.16 yaşında ilk söz ve bestelerini yazmaya başladı. 17 yaşında...
Yahudi bir ailenin çocuğu olan Roman Polanski, 18 Ağustos 1933'te Paris'de dünyaya geldi. Gerçek adı Roman Liebling olan yönetmen II. Dünya Savaşı patlak vermeden iki yıl önce ailesiyle birlikte anayurtları olan Polonya'ya döndü. Nazi işgali sırasında yaşamının bir kısmı kamplarda geçti. Rus asıllı yarı Yahudi olan annesi Bula sekiz...
Emekli Öğretmen Fikret Madaralı ve eşinin kurduğu ödül. Sonuncusu 1989 yılında verilmiştir. Her yıl, bir önceki yıl basılmış romanlardan birine verilir; Köy Enstitüleri'nin kuruluş yıldönümü olan 17 Nisan'da ödül sahibi açıklanırdı. Madaralı Roman Ödülü'nü Kazananlar * 1989-Şemsettin Ünlü,...
Yazar Orhan Kemal anısına her yıl ölüm yıldönümünde (2 Haziran) ailesinin katkılarıyla verilen roman ödülü. Ödül, bir önceki yıl yayınlanmış romanlardan birine verilir. 1972 yılından beri düzenli olarak verilmektedir.Ödülün ilki Boynu Bükük Öldüler romanı için Yılmaz Güney'e verilmiştir....
Türk edebiyatına roman, Fransızca’dan yapılan çevrilerle girdi. Bu çevirilerden ilki Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan yaptığı Terceme-i Telemak’tır. Daha sonra adı bilinmeyen bir çevirmen Victor Hugo’nun ünlü romanı Sefiller’i (Les Miserables) çevirdi.1860-1880 yıları arasında başta Fransız yazarlar olmak üzere...
Roman, insanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî türe ve bu türde yazılmış eserlere denir. Türkçe'ye Fransızca'dan geçmiştir.Belli bir tarihsel ya da coğrafi çevre içindeki...
Kalbimde arama eski yeriniSen gözümden akan sele karıştınİstesem de artık sevemem seniHasret rüzgarına yele karıştınSeninle aşkımız eski bir romanYandı sayfaları külüdür kalanSevgilim herşeyim sendin bir zamanNe yazık sonunda ele karıştınKırılan kalbim var dinmez bir kiniÖmrümce sürecek aşka yeminiKavuşmak imkansız artık sevgilimDönüşü...
Çadırımın üstüne yağmur yağıyor,Saros körfezinden rüzgâr esiyordu,Ve ben, bir roman kahramanı,Ot yatağın içinde,İkinci dünya harbindeBaşucumda zeytinyağı yakarakMevzuumu yaşamaya çalışıyorduBu şehirde BaşlayıpKimbilir nerde,Kimbilir ne gün bitecek mevzuumu.
Orhan...Roman okumak, eğer okunan roman doğu ve batının klasiklerinden ise, ibret almaya, hayatı derinlemesine öğrenmeye; yaşamayı erdemli kılan ayrıntı ve incelikleri kavramaya; Pemde dizi yahut yüzeysel aşk romanları okuduğunu görmek boş ve anlamsız meşgalelerre, kuruntulara; Roman yazdığını görmek, ehli olanlar için faydalı ve kalıcı eserler vermeye, diğerleri için...
Temel, şikayette bulunmak için kitapevine gelir. "Geçen hafta sizden bir roman aldım, der. Haçan kitap öylesine uzun ve sıkıcıydı ki. Hem kitap da o kadar çok insanlar vardı ki, konuyu anlamakta çok zorlandım, da." Satıcı şöyle bir bakar ve "Geçen hafta yanlışlıkla Telefon Rehberimizi götüren demek sizdiniz," der.
Temel kırtasiye`ye girmiş, tezgahtara : -Pana pir roman lazum, demiş. Kırtasiye tezgahtarı sormuş : -Efendim agır mı olsun hafif mi? Temel : -Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur.
"Doğu" da "Batı" da, bir düzlemden bakınca, hayalî kurgulardır, kallavi genellemeler. Zihnimizde olup biten, zihnimizle sınırlanan iki yapı.
Sorsan tam olarak nerede başlar Batı, nerede sona erer Doğu, kimse sabit ve somut bir harita veremez. Yüzyıllar içinde ne çok değişmiştir aslında algılar. İç içe geçmiştir aslında "ben" ile "Öteki". Batı'nın içindeki Doğu, Doğu'nun kalbinde atan...
Günümüz romanının belli sınırları yok, tıpkı belli kurallarının olmaması gibi. İlle de sınıflamaya zorlarsınız kendinizi, bu kez de romanın özelliğini yok edersiniz.Mine G. Kırıkkanat'ın Destina romanını okurken, kitaptan çok roman üzerine düşündüm.Bir okur, kitabın türünü şöyle tanımlamış: Fütürist Siyasi Polisiye.Her romanın bir zaman ıskalası var mıdır? Destina'da bu da yok, zamanla...
<< Başa Dön < Önceki 1 Sonraki > Sona Git >>
Sonuçlar 1 - 14 toplam 14