Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Çarşamba 03-Aralık-2008 03:03:49
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Etiket

gelmek kelimesi ile etiketlenmiş yazılar


Belli Korkuların Üstesinden Gelmek

Bazı insanların, diğerlerinin önünde yemek yemek, güvenli bir yerden uzak olmak veya köpekten korkmak gibi kendilerine bile mantık dışı gelen çeşitli korkuları vardır ve bunlara neyin neden olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Fakat bu korkuların pekişmesine ve süreklilik göstermesine neden olan faktörün kaçınma olduğu bilinmektedir....

Hesaba kitaba gelmek

İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, 6-7 Aralık tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs’ta “10. Türkiye Muhasebe Standartları Sempozyumu”nu geçekleştirdi. Oda Başkanı sevgili Feyzullah Topçu, onuncu yılını dolduran bu etkinliğe bir de slogan bulmuştu, “Eğitimde bir İzmir klasiği” diye. Aslında kültürel olarak zorlandığımız bir...

Ağır gelmek

1. Ağrına gitmek, onuruna dokunmak."Haketmediğim şu sözler öylesine ağırgeldi ki bana."2. yapılması güç gelmek."Bu yaştan sonra inşaat işlerinde çalışmak artık ağır geliyor benim gibi ihtiyara."

Aklı başına gelmek

1. Zarar gördüğü işlerden uslanıp akıllıca davranmak. 2. Baygınlıktan ayılmak, kendine gelmek."Çabuk koşun, nihayet kendine geliyor!"

Aklına gelen başına gelmek

Olmasından korktuğu şeyin zarar verici etkisine uğramak."Aklıma gelen başıma geldi, evi su bastı."

Aklına gelmek

1. Hatırlamak. 2. Bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak."Aklıma geldi, kalkıp babama gittim."

Amana gelmek

Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek."Nihayet düşman amana geldi."

Anasından emdiği süt burnundan (fitil fitil) gelmek

Bir işi yaparken çok sıkıntı çekmek, eziyete katlanmak."Şu arabanın taksitlerini ödeyinceye kadar anamdan emdiğim süt burnumdan geldi."

Ayağı ile gelmek

1. Kendi isteği ile gelmek. 2. Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek."Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."

Başa baş (gelmek)

Birbirine denk, eşit olmak; birlikte olmak."Takımlar başa baş bir mücadele verdiler."

Başa gelmek

Kötü bir duruma uğramak."Kim demiş başa gelen çekilir diye?"

Başına bir hâl gelmek

Büyük, içinden çıkılması zor güçlüklerle karşılaşmak; kötü duruma düşmek."Gece gitme, başına bir hâl gelir diye korkuyorum."

Bire bir gelmek

Etkisini hemen ve kesin olarak göstermek."Verdiğin ilaç diş ağrıma bire bir geldi."

Boğaz boğaza gelmek

Zorlu bir kavgaya tutuşmak, ya da kavga edecek hâle gelmek."Senin o dilin yüzünden adamla boğaz boğaza geldik."

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak."Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus artık!"

Burun buruna gelmek

1. Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek. 2. Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak."Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."

Canı burnuna gelmek

Bir şey yaparken çok zorluk çekmek, bunalmak."Kömürü taşıdım ama canım da burnuma geldi."

Canının içine sokacağı gelmek

Birine karşı büyük ölçüde sevgi duymak, birinden çok hoşlanmak."Öyle ki o yavrucağı canımın içine sokacağım geliyor!"

Dile gelmek

1. Konuşma yeteneği yokken konuşmak, dillenmek. 2. Dile düşmek."Dile geldi dağlar, avuttu onu!"

Dilinin ucuna gelmek

1. Tam söyleyecekken vazgeçip söylememek. 2. Hatırladığı şeyi söyleyecekken yine unutuvermek."Dilinin ucuna geldi ama utandığı için söyleyemedi."