çıkmak kelimesi ile etiketlenmiş yazılar
Depresyondan çıkmak için düşüncelerinizi gözden geçirin..
Düşüncelerinizi gözden geçirin Olumsuz düşüncelerle mücadelede ilk adım, ''nasıl düşündüğünüzü'' ve bu düşüncelerin ''duygularınızı nasıl etkilediğini'' fark edebilmektir. İkinci adım da, daha gerçekçi ve alternatif düşünceler üretmeye çalışmaktır....
Açığı çıkmak
Saklamakla görevli bulunduğu para, eşya veya başka bir şeyin sayım sonucu eksik olduğu anlaşılmak."Kasiyerin salı günü akşamı on bin lira açığı çıktı."
Adam içine çıkmak
Topluluğa karışmak, eşe dosta gitmek, değerli insanların bulunduğu yerlerde olmak ve onlarla görüşmek."Adam içine çıkmayalı uzun zaman oldu."
Adı çıkmak
Kötü bir şöhret kazanmak."Bir kere adı çıkmış, ne yapsa fayda etmiyor, kimse dinlemiyor onu."
Ağzından girip burnundan çıkmak
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak."Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ahı çıkmak
Eziyete uğrayan bir kimsenin yaptığı bedduanın etkisini göstermesi.
Aklı çıkmak
Titizlikle üzerinde durmak, çok korku geçirmek, çok korkmak."Elbisem yırtılacak diye aklı çıkıyor."
Altından Çapanoğlu çıkmak
Girişilen bir işte başa dert olacak bir durumla, umulmayan bir tehlike ile karşılaşmak."Bana öyle geliyor ki bu işin altından Çapanoğlu çıkacak."
Altından girip üstünden çıkmak
Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek."Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden çıktı."
Arka çıkmak
Birilerine karşı, birini korumak; savunmak, kayırmak."Babası arka çıkmasaydı onu bir güzel dövecekti."
Arka kapıdan çıkmak
Özellikle bir eğitim kurumundan, bir iş yerinden hiçbir varlık gösteremeden, bir şey öğrenemeden ayrılmak."Övünüp durma, bilgine bakılırsa sen o okulun arka kapısından çıkmışsın."
Ayyuka çıkmak
1. Pek yükselmek (ses için). 2. Herkesçe duyulmak, yayılmak (dedikodu için)."Öyle kızgındı ki sesi ayyuka çıkıyordu."
Baskın çıkmak
Üstünlüğünü göstermek, karşısındakini geçmek."Koşuda değil, ancak güreşte baskın çıkarım ona."
Başa çıkmak
Gücünün üstünlüğünü kanıtlamak, bir şeye gücü yetmek."Onunla başa çıkabilirim, merak etme sen."
Başı altından çıkmak
Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek."Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu söyle, kim kırdı vazoyu."
Bir kapıya çıkmak
Aynı sonuca varmak, aynı neticeyi vermek."Ha sen söylemişsin ha ben, bir kapıya çıkmaz mı?"
Bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak
Söylenen söze önem vermemek, kulak asmamak, umursamamak."Söylediğim söz bir kulağından girip öbür kulağından çıkarsa anlamazsın elbet!"
Boşa çıkmak
Umulan gerçekleşmemek, sonuç vermemek, elde edilememek."Bütün emeklerimiz boşa çıktı desenize."
Canı çıkmak
1. Ölmek. 2. Çok yorulmak. 3. Çok yıpranmak."Onu razı edinceye kadar canım çıktı."
Çığırından çıkmak
Yoldan sapmak, doğru ve uygun gidişten ayrılmak, artık düzelemez hâle gelmek."İşler çığırından çıkmadan önlem almalıyız."
Sonuçlar 1 - 20 toplam 45
