| Arjantin Krizinin Sebepleri ve Gelişimi |
| Pazar, 30 Temmuz 2006 | |||||||||||||
Sayfa 9 toplam 11 Yukarıda sayılan üç faktör, bankacılık sisteminin 2001 yılı bilançolarına kısmen yansımıştır. Aşağıda 2000 yılsonu ve 2001 yılına ait seçilmiş aktif kalemleri sunulmuştur. Tablo 5.3: Arjantin Bankacılık Sistemi, Aktifler 2000-2001 Milyon Peso 2000 2001 Mart Haziran Eylül Ekim Kasım Aralık Likit Aktifler 3.541 3.384 11.034 10.233 8.837 7.766 9.096 -Nakit 3.199 3.012 2.889 2.851 2.793 2.494 2.547 -Peso 2.483 2.205 2.154 1.796 1.873 1.580 1.879 -Döviz 716 807 735 1055 920 914 668 -MB Alc. 342 372 8.145 7.382 6.044 5.272 6.549 Ydışı Alac. 17.195 18.498 15.387 11.819 11.166 8.012 6.512 Kamu Kesimine Krediler 28.722 29.403 30.123 30.133 29.945 29.933 30.094 Özel Sektöre Krediler 65.843 61.584 60.866 57.425 56.454 54.993 54.159 D. Akt. 49.853 52.473 35.988 29.643 29.779 29.725 26.654 T.Aktifler 165.154 165.341 153.398 139.253 136.182 130.428 126.514 Kaynak: BCRA 2001 yılı içinde seçilmiş aktif kalemlerdeki değişimler incelendiği zaman ilk dikkat çekici husus, sistemin bir bütün olarak küçülmüş olmasıdır. Bu küçülme, özellikle yurtdışı alacaklar, diğer aktifler ve özel sektöre krediler kaleminde kendisini göstermektedir. Özel sektöre krediler yüzde 18, yurtdışı alacaklar ise yüzde 62 oranında küçülmüşlerdir. Yine çok önemli bir küçülme, bilançoda çok önemli bir yer tutmasına rağmen, ayrıntısını bilemediğimiz diğer aktifler kaleminde meydana gelmiştir. Bankacılık sisteminin toplam pasiflerine baktığımızda yukarıda sayılan üç faktörün etkisi burada da görülmektedir. Aşağıda 2000 yıl sonu ve 2001 yılına ait seçilmiş pasif kalemleri sunulmuştur. Tablo 5.4: Arjantin Bankacılık Sistemi, Pasifler 2000-2001 Milyon Peso 2000 2001 Mart Haziran Eylül Ekim Kasım Aralık Toplam Pasifler 165.154 165.341 153.398 139.253 136.182 130.428 126.514 Ydışı Borç. 24.170 24.523 22.430 19.648 19.070 17.499 16.309 Kamu Mev. 9.054 8.634 9.095 9.133 8.336 7.892 7.549 Özel Mevd. 73.364 72.055 72.724 66.077 64.469 61.049 59.721 MerBank. 78 41 37 1.490 1.748 2.354 4.478 Diğer Pas. 41.762 43.987 33.266 27.106 26.906 26.050 23.932 Özkayn. 16.726 16.673 16.413 16.589 16.633 16.495 15.816 Tah. Gec. Alac. 5.756 6.468 6.568 6.851 6.977 7.008 7.171 Genel olarak, bilanço toplamındaki küçülme, seçilmiş pasif kalemlerde özellikle yurtdışı borçlar, özel mevduat ve diğer pasiflerdeki gerilemeden kaynaklanmıştır. Bankacılık sisteminin iki önemli kaynağı olan özel kesim mevduatı ve yurtdışı kaynaklar sırasıyla yüzde 19 ve yüzde 32 oranında azalmıştır. Bir başka önemli kalem olan diğer pasiflerin ayrıntısını ise bilemiyoruz. Bununla beraber ilk iki kalemdeki gerileme 22 milyar peso civarındadır ve sistem bir yıl içinde bu miktarda bir kaynağı kaybetmiştir. Mevduatların dondurulması ve uzun vadeli tahvile çevrilmesi kararı bu gelişmelerden sonra alınmıştır. Bununla beraber, 2002 yılı içinde mevduat erimesinin devam ettiği tahmin edilmektedir. VI. Genel Değerlendirme ve Sonrası Kasım 2001’de başlayan finansal kriz önemli ölçüde geçmiş on yılda kamu maliyesi ve finansal sistemde biriktirilen sorunlardan kaynaklanmaktadır. Bununla beraber, sorunun sadece ekonomik gerekçelerden kaynaklandığını düşünmek çok tatminkar bir açıklama olmamaktadır. Sorunun sosyal ve siyasi boyutları vardır. Özellikle sıradan vatandaşın finans sistemi ve kamunun bütün birimlerine karşı güvenini kaybetmiş olması, federal bir devlet olan Arjantin’de eyaletlerin hem ekonomik anlamda, hem de siyasal anlamda merkezi hükümetin kontrolünden uzaklaşmış olması sorunun siyasi ve sosyal boyutlarını oluşturmaktadır. Krizin başlangıcından yaklaşık üç ay sonra, yani Şubat 2002 tarihi itibariyle Arjantin ekonomik, siyasi ve sosyal açılardan tamamen kaos içine girmiş gibi gözükmektedir. Bu kaotik ortam, nispeten istikrarlı bir hükümet oluşturulabilmesine rağmen halen devam etmektedir. Ekonomik alanda en büyük sorunlar, finans sisteminin ve devletin itibarını tamamen kaybetmiş olması, ödemeler sisteminin kilitlenmesi, dolayısıyla ekonominin üretim için sahip olması gereken organizyon yapısının bozulması, para ve kur politikalarındaki kafa karışıklığı, kamu maliyesinden kaynaklanan, fakat artık kamu maliyesinden bağımsız bir sorun haline dönüşmüş olan borç stoku sorunu olarak ortaya çıkmaktadır. Finans sistemine ve devlete olan güvenin kaybolması şu an için bankalardan para çekilmesi ve yurtdışına sermaye çıkarılmasının kısıtlanması gibi cebri uygulamalarla ancak baskı altında tutulabilmektedir. Vadeli mevduatların dondurulması ve devlet tahviline dönüştürülmesi (her ne kadar Anayasa Mahkemesi tarafından bu karar iptal edildiyse de, uygulama fiilen yaygın bir şekilde devam etmektedir) mevduat çekilişlerine kısıtlama getirilmesi gibi uygulamalar devlete olan güvensizliği artırmaktadır. Finansal sistemde itibar kaybı son noktasına gelmiştir, öyle ki devletin sınırlı bir şekilde çekilmesine izin verdiği mevduat dahi hızla sistemden çıkmaktadır. İkinci bir sorun, IMF’nin yeni bir anlaşma yapmak için öne sürdüğü taleplerin halk nezdinde çok ciddi bir tepki doğurması ve bu nedenle politikacıların IMF’in isteklerini kabul etmeye cesaret edememesidir. Bu durum, sorunun çözümü için uluslararası destek sağlanması imkanlarını kısıtlamaktadır. Eğer Arjantin’deki sorunun çözümü için uluslararası destek sağlanması mümkün olamazsa, bir sonraki adım muhtemelen daha geniş kapsamlı sermaye kontrolleri, mevduatların bir kısmının devletleştirilmesi ve içe kapanma olacaktır. Şu an için Arjantin’de halkın öncelikli talebi seçime gidilmesi, devletin yoksullaşan kesimlere acil yardım sağlaması ve canlı bir ekonomiden –dolayısı ile yeni iş imkanlarından- ziyade mevduat çekilişlerine getirilen kısıtlamanın kaldırılmasıdır. Yani Arjantin halkı yeni akım değerler yaratma umudu taşımamaktadır; stok değerlerini –devletin elinden- kurtarma çabasındadır. Ödemeler sistemindeki kilitlenme ve üretim organizasyonunun kaybolması, ekonomik düzeyde çözülmesi gereken en acil sorunlardır ve bu sorunlar giderilmedikçe de ekonomik anlamda bir iyileşme mümkün görünmemektedir. Para ve kur politikalarındaki kafa karışıklığı katlı kur uygulamaları, daha önce gerçekleştirilen kontrollü devalüasyonun getirdiği maliyetin halka yansıtılmamaya çalışılması, bankaların döviz aktif ve pasiflerinin farklı kurlardan pesoya çevrilmesi gibi tutarsız uygulamalarda kendini belli etmektedir. Serbest bir kur politikası şu an için tek seçenek olarak gözükmektedir, her ne kadar bazı iktisatçılar (De La Torre, Yeyati) tamamen dolarlaşmanın daha makul bir seçenek olduğunu düşünse de; bu argüman krizi ortaya çıkartan nedenlerden bir tanesinin ABD dolarındaki hızlı artışa bağlı olarak pesonun istenmeyen ölçüde değerlenmesi olduğunu göz ardı etmektedir. |
|||||||||||||
| Son Yenileme ( Cuma, 03 Ağustos 2007 ) | |||||||||||||
| Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|