| Arjantin Krizinin Sebepleri ve Gelişimi |
| Pazar, 30 Temmuz 2006 | |||||||||||||
Sayfa 6 toplam 11 Son olarak hem Mussa, hem de Krueger borç stokunun milli gelire oranının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklı risk düzeylerine işaret ettiğini vurgulamışlardır. Yani borç stokunun milli gelire oranı aynı olan bir gelişmekte olan ülke, gelişmiş bir ülkeye oranla borç stokunu çevirmekte daha çok sıkıntı çekecektir; çünkü Gelişmiş ülkelerin vergi toplama yetenekleri gelişmekte olan ülkelere göre daha yüksektir. Gelişmekte olan ülkelerde kamu kesiminin borç stoku genellikle döviz cinsindendir ve alıcıları yurtdışındadır. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde borcun yeniden yapılandırılması gibi manevraları kısıtlayıcı bir rol oynar. Borç stoku/GSMH oranının düzeyi kadar, oynaklığı da önemlidir. Gelişmekte olan ülkelerde bu oranın oynaklığı yüksektir. Gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelere kıyasla dışsal şoklara karşı daha duyarlıdır. Özellikle dış borç stoku yüksek olan gelişmekte olan ülkeler, piyasalardaki -ve dolayısıyla piyasaların belirlediği fiyatlardaki- değişimlere karşı daha hassastır. Mussa ve Krueger’in IMF’nin hataları olarak kabul ettiği görüşler, ana hatları ile yukarıdaki şekildedir. Bu görüşlerin, IMF’nin, önümüzdeki dönemlerde yüksek bir borç stokuna sahip olan gelişmekte olan ülkelerde önereceği politikalara temel teşkil edeceği düşünülmektedir. Bu yüzden, bu görüşleri incelemenin Türkiye açısından pratik bir önemi olduğunu düşünülmektedir. V. Bankacılık Sistemi a)Kriz Öncesi Dönemdeki Gelişmeler Bu bölümde, krizin Arjantin bankacılık sistemi üzerindeki etkileri kısaca ele alınmaya çalışılacaktır. Bankacılık sistemi, özellikle 1990’lı yıllar boyunca yani Konvertibilite Programı ve programın bir parçası olan yapısal reformlar paralelinde önemli değişiklikler geçirmiştir. Öncelikle bu değişiklikler ele alınarak, kriz ortaya çıktığı sırada bankacılık sisteminin hangi durumda olduğu ortaya konulmaya çalışılacaktır. Daha sonra, krizin ve kriz sırasında hükümetin aldığı kararların bankacılık sektörü üzerindeki etkileri ele alınacaktır. 1991 yılından bu yana uygulanan para kurulu sistemi Arjantin bankacılık sistemini önemli ölçüde etkilemiştir. Bunun dışında, para kurulu uygulamasının başlangıcını izleyen beş yıl içinde Arjantin bankacılık sisteminde bir dizi reform da yapılmıştır. Böylece, 1991’den bugüne Arjantin bankacılık sistemi hem yapısal özellikleri, hem de aktif-pasif yapısı itibariyle ciddi değişiklikler geçirmiş durumdadır. |
|||||||||||||
| Son Yenileme ( Cuma, 03 Ağustos 2007 ) | |||||||||||||
| Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|