|
Pazar, 09 Mart 2008 |
Bazen bir olay veya durumu ifade etmek için, o olay veya durumu birebir karşılayacak kelimeler kullanmayız da; çağrışım yaptıracak söz grupları kullanırız. Bunu da ifademize sanat ve akıcılık kazandırmak için yaparız. Örneğin: Bir insanın telaşlı olduğunu anlatmak için “telaşlıdır” demeyiz de “Etekleri tutuşmuş” ifadesini kullanırız , ama herkes bu kişinin telaşlı olduğunu anlar. Deyimlerin Özellikleri: 1.Deyimler en az iki kelimeden oluşur. Kalp kırmak 2.Birden fazla kelimeden oluşan, hatta cümle halinde olan deyimler de vardır. Taşı gediğine koymak Atı alan Üsküdar’ı geçti.) 3.Deyimleri oluşturan sözcükleri çoğu zaman gerçek (sözlük) anlamlarından uzaklaşarak mecazlı bir anlatım kazanırlar. (İşler böyle giderse hapı yutarız.) Ama şunu da unutmamalıyız; bazı deyimler sözlük anlamlarıyla da uzak yakın bir ilişki taşırlar. (Etekleri zil çalmak.) Etekleri tutuşmuş birinin halini göz önünde canlandıralım. Telaş içindedir değil mi? 4.Deyimler genellikle iş, oluş, hareket yani bir fiili bildirirler ve fiil gibi çekimlenebilirler. Kalbimi kırıyorsun ama Çocuğun kalbini kırdık anlaşılan Kimsenin kalbini kırmamalısın oğul.
|