| Cumartesi 06-Eylül-2008 00:05:02 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Yaratıcılık ve Yeniliğin Önündeki Engeller |
| Salı, 27 Haziran 2006 | |
|
Yaratıcılık ve yenilik Yaratıcılığı değerlendirmenin en etkili yolu onu yeni fikirler olarak görmektir. Yenilik ise bu fikirlerin bir elemeye tabi tutularak uygulanmasıdır. Yaratıcılık ayrıştırıcı (divergent) düşünüşle ilgiliyken, yenilik birleştirici (convergent) düşünüşle ilgilidir. Yaratıcılık fikirler üretilmesi yenilik ise bunların hayata geçirilmesi hakkındadır. Yaratıcılık yani yeni fikirlerle çıkagelmek yeterli değildir. Asıl ihtiyaç duyulan yenilik yani yeni ya da varolan fikirlerin hayata geçirilmesidir. Bu da, mevcut bilginin uygulanmasını ve uygun yeni bilgilerin gelişmesini gerektirir. İnsan, doğuştan yaratıcı bir varlıktır. Yaratmaya duyulan ihtiyaç insanoğlunu zorlayan bir dürtüdür. Peki eğer bu doğruysa, yaşamın her evresinde bizler neden daha yaratıcı bir dünya görmüyoruz? William Bragg bir defasında "bilimde önemli olanın yeni bilgiler elde etmekten çok bilinenler hakkında düşünmek üzerine yeni yollar keşfetmek" olduğunu söylemiştir. Benzer bir yaklaşım gündelik iş yaşantımıza da uyarlanabilir. Çünkü iş yaşamında çoğu zaman ihtiyaç duyduğumuz daha fazla bilgi ya da parlak yeni fikir değildir. Asıl ihtiyaç duyduğumuz şey sahip olduğumuz çok sayıdaki bilgi ve fikir hakkında düşünmek üzere yeni yollar bulmaktır. Ancak bunu gerçekleştirirken başarısız olmamızın temel nedenlerinden birini yaratıcılığımızın önündeki engeller oluşturuyor ve bu engeller ortadan kaldırılana kadar yaratıcılık sağlıklı bir şekilde gelişemiyor. Yaratıcılık bir oyundur Yaratıcılık genellikle analitik ağır bir iş olarak düşünülür. Bu doğru değildir. Yaratıcılığın başlangıç noktası yeni fikirlerin üretilmesidir. Burada önemli olan hangi yeni fikirlerin üretildiğine bakarak süreci görmektir. Yeni düşünceler ve fikirler, zihnin düşünce oyununda meydana gelirler. Bu bir oyundur üstelik eğlenceli bir oyundur. Sözcükler, kavramlar ve metaforlarla oynamak bu oyunun özünü oluşturur. Açıkça görülüyor ki yaratıcılık konusundaki her şey oyun ve eğlence üzerine. Sınırlar ya da zorunlulukları tanımak üzerine değil. Oyunlar, onaylamalar düşünülmeksizin oynanır. Hiçbirşey mutlak değildir. Ayrıca kendi başınıza oyun oynamak eğlenceli bir iş değildir. Oyun oynamak bir takım aktivitesidir. Etkileşim, beraber çalışmak, işbirliği yapmak bu aktivitenin en önemli bileşenleri arasında yer alır. Yaratıcılık her zaman, her yerde… Yaşamımızdaki her etkileşim oyun üzerine, öğrenme üzerine, yaratıcılık üzerine olmalıdır. Oyun alanı yaşamımızdır. İş yaşamımızda insanlarla etkileşim halindeyken oyun oynamaya bakmalıyız. Genellikle bürokratik zaman kaybı olan şirket toplantıları, eğer fırsatını yakalarsak oyun oynama ve öğrenme için en iyi fırsatlardan biri olabilir. Ortak hedeflerle projeler üzerinde beraber çalışmak, karşılıklı iletişim kurmak, birlikte etkinlik artırmak ve işbirliği yapmak oyun alanının "salıncak ve atlıkarıncaları" dır. Kısacası, insanlarla etkileşim halindeyken, öğrenme, etkileme ve gerçekleştirme fırsatımız vardır. Yaşamımızın her anında, her kararda, her etkileşimde yaratıcı olmaya gereksinim duyarız. Yaratıcılığa her yerde ihtiyaç vardır Yaratıcılığın önündeki büyük engellerden biri hem bireysel hem de örgütsel seviyede, yaratıcılığa sadece AR-GE gibi belirli disiplinlerde ihtiyaç duyulacağını düşünmektir. Yaratıcılığa organizasyonun her seviyesinde ve her boyutunda ihtiyaç duyulur. Yaratıcılık her fonksiyonel disiplinin, her takımın, her yöneticinin ve her bir bireyin sorumluluğudur. Yaratıcılık gereksinimi yeni ürünler, yeni hizmetler, yeni ve geliştirilmiş süreçler gibi önemli iş sahaları ile sınırlı değildir. Birey olarak ben bir günümü daha iyi organize edebilirsem ya da bir raporu daha etkili bir şekilde yazabilirsem bunların her biri yaratıcı faaliyetlerdir. Yaratıcılık ve paradigmalar Yaratıcılığın her seviyesinde, önündeki en büyük engel paradigmadır. "Paradigma" çoğunlukla yanlış kullanılan, suistimal edilen, yanlış anlaşılan ve hatta nefret edilen bir sözcüktür. Ancak tam anlamıyla anlamak için zaman harcamaya değecek çok önemli bir kavramdır. Paradigma, düşünme, algılama, iletişim kurma ve dünyayı görme şeklidir. Genellikle, bir dünya görüşü olarak adlandırılır. Paradigma hakkında anlaşılması gereken önemli bir nokta bilinçaltında işlediğidir. Biz, paradigmalarımızın farkına varamayız. Kırmızı gösteren lensler taktığımızı bilmeden dünyanın tamamını kırmızı renkli düşünmemiz gibi bir şeydir paradigma. Paradigmalar, teorileri, prensipleri, değerleri ve inançları kapsar. Dünyayı algılayışımızı şekillendiren, fikirlerin söylenmeden anlaşılan altyapısı olarak düşünülebilirler. Biri, "bunun için bir paradigmaya ihtiyacımız var" dediğinde paradigma sözcüğü doğru kullanılmamış olur. Çünkü asıl söylenmek istenen "yeni bir yaklaşıma ya da bakış açısına ihtiyacımız var"dır. Paradigmalar hem iyi hem de kötüdür. Yeni, olası tehlikeli fikirlere karşı beynin bağışıklık sistemiyken, diğer yandan da yeni fikirlerin kazanılmasını engellediği için potansiyel bir tehlikedir. Bir şey yapıyor ve bir karar veriyoruz fakat bilinçaltından kaynaklanan bir nedenden ötürü farklı tepkiler veriyoruz ve bu nedeni bilinçli aklımız onaylamıyor; buna bir kılıf uyduruyor. Farkına varmaksızın hareket ediyor ve yanlış bir nedenden ötürü bir şey yapmış oluyoruz. Bazılarımız bunu kişisel yaşantımızda, sevdiklerimizle olan ilişkilerimizde ve iş yaşamımızda da yaptığımızın farkında. Bu nedenle paradigmalar yaratıcılığımızı engelliyor. Düşüncelerimizi ve faaliyetlerimizi farkında olmayacağımız biçimde sınırlandırıyor. Uygunsuz zihinsel modeller Zihinsel modeller ile paradigmalar sıkı bir şekilde birbirine bağlıdır. Paradigmalar bilinçaltı modeliyken, zihinsel modeller bilinçli(conscious) modellerdir. Modellerin en iyi örnekleri bilimsel olanlardır. Fakat bilimsel modeller gerçek değil, gerçeğin tahminidir. Modeller, belirli parametreler sabit ve belirli değişkenler gözardı edildiğinde işler. Gündelik iş yaşantımızda çok sayıda modele sahibiz ve bunları kullanıyoruz. Ancak iş modellerinin gerçek olduklarını düşünerek çok sık hata yaptığımız da bir gerçektir. Modeller dünyayı anlamamız, tahminler yapmamız, işler gerçekleştirmemiz için basit ama faydalı araçlardır. Bir model bir durumda faydalı olabilirken, alternatif bir model de farklı bir durumda daha uygun olabilir. Zihinsel modellerimizi uygularken kendimizi kısıtladığımız ayrı bir gerçek. Çünkü gerçek dünyada insanlar ve işler bilimsel dünyadan daha karmaşık olduğundan sınırlı sayıda modeli onlara uygulayarak başarılı olamayız. Hızla değişen dünyada daha fazla modele sahip olmaya çalışmaktansa, her seferinde olayları ilk prensiplerinden yola çıkarak düşünmeli ve onları her yeni duruma uygun bir şekilde adapte etmeliyiz. Geleneksel öğretim sisteminin sınırlandırmaları Öğretim sistemindeki geleneksel tutumlar, fikirler ve kavramlar gündelik iletişimi sınırlandıran diğer etkenler arasında yer alıyor. Geleneksel düşünce yapısına sahip öğretmenler uzun deneyimleri sonucunda zihinlerinde yapılandırdıkları bir çerçeveyi, yapıyı ya da işleyen bir modeli, bir dizi söze dökerek bir bütün olarak başka birinin zihnine nakledebileceklerini, bilgilerini bir insandan diğerine geleneksel öğretme metotlarıyla ve açıklamayla aktarabileceklerini düşünüyorlar. Bu metotların öğrenme üzerinde etkili olduğu yadsınamaz ancak düşünüldüğü kadar etkili değiller. Çocuklar gibi yetişkinlerin de oyun ve deneyim yoluyla daha iyi öğrendikleri kabul edilen gerçekler arasında yer alıyor. Endişe, ödül ve cezalandırma Yeni fikirlerin yenilik aşamasından önce belirli bir değer taşıması gerektiği konusunda ısrarcıysanız bu şekildeki bir düşünüş yaratıcılığı büyük ölçüde engeller. Yeni fikirler kuralları serbest olan oyunlarda ortaya çıkar. Bir oyun, hedefler, imkanlı olanlar ve olmayanlar, ödüller ve cezalarla sınırlandırıldığı takdirde oyun ilgisini kaybeder ve yaratıcılık bastırılır. Bu durum, bireysel ve örgütsel düzeyde yaratıcılığın önündeki temel engellerden biridir. Bir kişiyi yaratıcı olması için zorlamak çok kısa sürede geri teper ve ters etki yaratır. Geleneksel eğitim ve iş yaşamı kuralları, ödüller ve cezalar üzerinde önemle durur. Performansı artırmaya yönelik uygulanan hedeflerle yönetim, değerlendirme, sınav politikaları üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu gibi uygulamalar yaratıcılık alanında istenilen sonuçları vermiyor ve geri tepiyor. Korku ve dürüstlük eksikliği Korku, yaratıcılığın önündeki en genel engellerden biridir. "Yanlış yapma" korkusu, "itibar kaybetme" korkusu, "aptal duruma düşme" korkusu, "hata" korkusu iş yaşamında en çok rastlanılan korkular arasında yer alır. Bu gibi korkuların temelinde genellikle eğitim yaşamları sırasında edinilen, hata yapma üzerine yaşanılan acı tecrübeler yatar. Bu da ödül ve cezalandırmaların işe yaramadığının bir göstergesidir. Çünkü çok sayıda insana hata ve ceza yapma korkuları yerleşmiştir. Yaratıcılık için önemli olan bir diğer faktör de "doğruyu konuşma"dır. Tek bir doğru ve iş yapma şekli olmadığından sizin anlayışınızın bilinmesinden korkmamanız gerekir. Tom Peters "Circle of Innovation" adlı kitabında bu noktaya dikkat çekiyor ve "doğruyu anlatma"nın bir liderin büyük değişimleri gerçekleştirirken yapabileceği en önemli şey olduğunu söylüyor. Aşırı bilgi yüklemesi Eskiden bilgi eksikliği iş yaşamındaki en büyük darboğazdı. Fakat bugün, elektronik postalar, elektronik haberler ve intranetlerle birlikte "aşırı bilgi yüklenir" olduk. Bilgi artık bir dar boğaz değil ancak bir engel olabilir. Bugün hepimiz birşeyi yapmadan önce tüm bilgileri takip ve analiz etme gereksinimini duyuyoruz. Karşı karşıya olduğumuz yeni dar boğaz "yaratıcı düşünce" darboğazıdır. Yargılama Yargılama, yaratıcılığın bir diğer engelleyecisidir. Hepimiz, yargının norm olduğu bir dünyaya getirildik. Başkalarını sürekli ve hızlı bir şekilde yargılamak ve eleştirmekle kalmıyor; her birimizin kafasında yaptığımız herşeyi yargılayan birer "yargının sesi-voice of judgement" yer alıyor. Bu durum bir şekilde yaratıcılığımızı bastırıyor ve yaratıcı olurken yargılarımızı saklamamızı zorunlu kılıyor. |
|
| Son Yenileme ( Perşembe, 12 Temmuz 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|