Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Çarşamba 09-Temmuz-2008 10:55:51
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Çeşitli arrow Kişisel Gelişim arrow Bilgelik belgelerinden örnekler
Bilgelik belgelerinden örnekler
Pazar, 08 Ekim 2006

Yazan: Okay Gönensin

Molla Abdurrahman Camî, "Baharistan" adlı kitabında bazı hikâyeleri "şaka-latife" başlıkları altında serpiştirmiştir.

Cahillerin "bilenleri" küçümsemeye çalışması bugünün meselesi değildir, yüzyılların meselesidir.

Molla Camî bir dokumacı ile bir bilginin arasında geçen şu olayı anlatır:

Dokumacı bilginin evine bir emanet bıraktı. Birkaç gün sonra o bıraktığı emanete ihtiyaç hissetti. İstemek için bilginin evine gitti. Baktı ki bilgin kürsüsünde oturuyor, öğrencileri de karşısına dizilmiş.

Dokumacı, "Üstad, sana bıraktığım emanete ihtiyacım oldu, verir misin" dedi.

Bilgin de "Şimdi ders yapıyoruz, bir kenarda otur bekle, ders biter bitmez getirip vereyim" diye cevap verdi.

Öğrencileri bir şeyler okuyor, bilgin başını sallayarak onları takip ediyordu. Dokumacı biraz izledi, okunanlardan bir şey anlamadı, sıkıldı. Ve zannetti ki ders yaptırmak, sadece baş sallamaktan ibarettir. Ders uzadıkça dokumacının sıkıntısı arttı, sonunda dayanamadı bilgine seslendi:

"Üstad sen bir zahmet benim emaneti getiriver, ben de bu arada senin yerine oturur başımı sallarım."

***

Körün biri gece elinde lamba, omzunda bir testi, yolda giderken karşısına bir zevzek çıktı ve köre şöyle seslendi:

"Behey cahil adam! Senin nazarında gece ile gündüzün ne farkı var? Senin için hepsi bir değil mi? İster karanlık olsun ister aydınlık, bu lambanın sana ne faydası var?"

Kör gülerek şu cevabı verdi:

"Bu lamba benim için değil. Senin gibi gözü görür fakat gönlü görmez ve kafasız kimseler içindir. Bana çarpmasınlar ve testimi kırmasınlar diyedir."

***

Bir halife çölde rastladığı bir bedeviyi sofrasına davet etti, karşısına oturttu. Birlikte yemek yemeye başladılar.

Bir ara halifenin gözü bedevinin lokmasına ilişti ve gördü ki lokmada bir kıl var. "Ey bedevi" dedi, "Dikkat et, yediğin lokmada bir kıl var, at onu."

Bedevi bir lokmasına baktı, bir halifeye baktı ve şöyle dedi:

"Yemek yedirdiği kimsenin lokmasındaki kılı görecek kadar lokmada gözü kalanın yemeğini yemek doğru bir şey değildir."

Sonra sofradan kalktı ve başka bir söz söylemeden uzaklaşıp yoluna gitti


Son Yenileme ( Çarşamba, 01 Ağustos 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin