|
May 01
2009
|
Şu sıralar elimde bir kitap var, kitabı ve konusunu bir gün ayrıca ele alırız belki ama satır aralarında gözüme takılan başka bir nottan yola çıkarak bambaşka bir konuda yazmaya niyet ettim bu seferlik.
Dedem (ki biz ona büyükbaba derdik aslında) barsak kanserinden vefat ettiğinde ben on yaşlarındaydım. Uslu bir çocuk olmama rağmen kızmasından en çok çekindiğim kişiydi. Şimdi hayalimde bir büyükbaba aradığımda onu gülümserken buluyorum oysa, siyah deri kaplı orta boy bir radyonun yanında maç dinlerken veyahut koltuğuna yaslanmış "Beraber ve Solo Türküler" programından bir türküye, ince parmaklarını ceviz kolçağın üstünde tıpırdatarak eşlik ederken. Nur içinde yatsın.
EFEM ne demek?
