| Bilim Felsefesi |
| Perşembe, 03 Mayıs 2007 01:04 |
|
Sayfa 1 / 7 Felsefe “var olan” her şeyi konu alır. Bilimde bir varlık alanıdır. Bu nedenle bilim, felsefenin konuları içinde yer alır. Bilimi konu alan felsefe disiplinine bilim felsefesi denir.1)Bilimin Tarih İçindeki Gelişimi Taşların, âlet olarak kullanıldığı çağa nasıl “Yontma Taş Devri” denilmişse çağımıza da “Bilgi Çağı” denilmiştir. Bilim, bir süreçtir ve tarihsel bir boyutu vardır. İlk bilimsel çalışmalar M.Ö. 2000' li yıllarda Çin ve Hindistan' da başlamış, daha sonra Mısır ve Mezopotamya' da devam etmiştir. Bu dönemde bilim; mitoloji, din ve büyü ile iç içedir. Ancak astronomi, tıp, coğrafya ve matematik alanında önemli çalışmalar vardır. M.Ö. 600' lerde Antik Yunan' da başlayan bilimsel çalışmalar felsefeyle iç içedir. Bu dönemi, Mısır ve Mezopotamya' dan ayıran en önemli etken, düşünmede “akılcı eğilim”in önem kazanmaya başlamış olmasıdır. Bilimlerin felsefeden ayrılışı İlk Çağ' da matematikle başlamıştır. M.Ö. 3. yüzyılda Euclides (Öklit) geometriyi, Archimedes (Arşimet, M.Ö. 287 - 212) mekaniği bilim hâline getirmiştir. Avrupa Orta Çağ' da bir durgunluk dönemi geçirdiğinden 5. ve 10. yüzyıllar arasında felsefe ve bilim alanında önemli bir gelişme olmamıştır. Bu dönemde bilimsel düşünce kilisenin kontrolü altına girmiştir. Avrupa' da Karanlık Ortaçağ yaşanırken 8. – 12. yüzyıllar arasında İslâm kültüründe parlak bir dönem yaşanmıştır. İslâm felsefesinin doğup gelişmesinde Yunan, İran, Süryani ve Hint eserlerinin Arapça'ya çevirilmelerinin önemli rolü olmuştur. Orta Çağ' da duraklayan bilimlerin felsefeden ayrılma hareketi Rönesans ve sonrası yıllarda hızlanır. Rönesans felsefe açısından 15. ve 16. yüzyılları kapsar. Önce İtalya, sonra Fransa ve Almanya' da ortaya çıkar; daha sonra Avrupa' nın öteki ülkelerine yayılır. Rönesans (yeniden doğuş) antik çağ kültür ve tutumunun yeniden yaşama girmesi anlamına gelir. Ancak Rönesans, Orta Çağ' a, özellikle kiliseye, onun doğa ve insan anlayışına tepkiyi de dile getirir. Rönesans düşünürleri, İslâm filozof ve bilginlerinin çeviri ve eserlerinden tanıdıkları Yunan filozoflarının tutum ve görüşlerini örnek alarak, özgür düşünmeye, araştırmaya önem vererek dinin ve din adamlarının etkisinden kurtulmak ve “aklı” özgürlüğüne kavuşturmak için çaba harcadılar. Pythagoras (Pisagor – İ.Ö. yaklaşık 580 – 500) Eski Yunan' ın büyük filozof ve matematikçilerinden biriydi. Geometri ve müzik alanlarında adı çok geçen Pythagoras, insan ruhuna ilişkin düşünceleriyle de anımsanır. Pythagoras' ın adı geometride sık geçer. Pisagor teoremine göre dik açılı bir üçgenin hipotenüsünün (en uzun kenar) karesi, karşısındaki iki kenarın karelerinin toplamına eşittir. Ama teoremin Pisagor tarafından değil; onun öğretilerini geliştiren öğrencilerinin bulduğu sanılmaktadır. Pythagoras, Dünya' nın merkezdeki bir ateşin çevresinde dönen bir küre olduğunu söyleyen ilk bilim adamlarından biridir. O dönemde öbür filozofların çoğu Dünya' nın düz olduğunu söylüyordu. Dünya' nın dönerken müzik sesi çıkardığını söyleyen Pythagoras, evrenin işleyişinin sayılara ve sayıların arasındaki ilişkiye bağlı olduğunu ileri sürdü. Euclides (Öklit – İ.Ö. yaklaşık 300) Eski çağların en ünlü matematik ve geometri bilginlerinden biridir. Yaşamına ilişkin olarak bilinenler yalnızca Mısır' da yaşamış olduğu ve Kral 1. Ptolemaios' un kendisinden, o dönemde dünyanın en önemli öğrenim merkezi olan İskenderiye kentinde bir okul kurmasını ister. Kendisinin Yunanlı olduğu sanılmaktadır. Öklit' e gelene kadar geometri bilgisi oldukça gelişmişti, ama bu bilgi büyük ölçüde birbiriyle bağımsız kurallardan oluşuyordu. Öklit geometriye ilişkin bütün bilgileri bir araya toplayarak, bunların arasındaki bağlantıyı kurdu, bunlara kendi geliştirdiği bazı yeni kanıt ve önermeler ekledi. Bütün bu çalışmalarını 13 top parşömenden oluşan Stoikheia (Elemanlar) adlı yapıtında topladı. Bu eseri başka dillere çevrildi, 2000 yılı aşkın bir süre geometri öğretiminde kullanıldı. Günümüzde okullarda okutulan çağdaş kitaplar hâlâ Öklit' in düşüncelerine dayalıdır ama bu düşünceler daha değişik biçimlerde sunulmaktadır. Archimedes (Arşimet – İ.Ö. yaklaşık 287 - 212) Eski çağın en büyük matematikçisi ve mucidi olan Arşimet, Sicilya Adası' ında bir Yunan kenti olan Siracusa' da doğdu. Öklit' in İ.Ö. yaklaşık 300' de, Mısır' daki İskenderiye' de kurduğu okulda öğrenim gördükten sonra Siracusa' ya dönerek geometriyle uğraştı. Arşimet kaldıraç yasasını da ortaya koyarak, ağır bir cismin ağırlık merkezine uygulanacak bir kuvvetle yerinden oynatabileceğini gösterdi. Ayrıca alçak bir yerden su çıkarmaya yarayan “Arşimet burgusu” adlı aygıt, Mısır gibi alçak ve kurak ülkelerde hâlâ sulama amacıyla kullanılır. Bir küre ile bu küreyi çevreleyen silindirin yüzeyleri ve hacimleri arasındaki ilişkiyi ilk kez ortaya koyduğu için, Arşimet' in mezarı silindir içine yerleştirilmiş bir küreyle işaretlenmiştir. İbn-i Sina (M.S. 980 – 1037) Yalnız doğuda değil, ortaçağ Avrupa' sında da en büyük tıp bilgini sayılan İranlı Müslüman bir bilgin ve düşünürdür. Tam adı Ebu Ali el – Hüseyin bin Abdullah ibn Sina olan İbn-i Sina, batıda Avicenna diye bilinir. Yunan filozofu Aristo' nun en büyük yorumcularından biridir. Buhara yakınlarında doğan İbn-i Sina, babasından ve döneminin ünlü bilginlerinden özel ders aldı. Parlak zekâsı ve güçlü belleğiyle kısa zamanda öğretmenlerini geride bıraktı. Felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda engin bir bilgi birikimine ulaştı. Daha 16 yaşındayken yanında başka hekimler çalışan başarılı bir hekimdi. İbn-i Sina' nın en büyük yapıtlarından biri Kitabu' ş-Şifa (Sağlık Kitabı) ' dır. Kitabu' ş-Şifa; mantık, fizik, geometri, astronomi, matematik, müzik ve metafizik konularında dönemin tüm bilgilerini bir araya getiren bir ansiklopedidir. Ayrıca İbn-i Sina' nın diğer bir yapıtı da el-Kanun fi' t-Tıb (Hekimlik Yasası)' dır. Bu kitabın tamamı Lâtince' ye çevrilerek ortaçağ Avrupa' sından tıp kitaplarının en değerlisi sayılmıştır. Birunî (973 – 1048 ya da 1051/52) Batıda Aliboran adıyla bilinen, asıl adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Birunî olan büyük İslâm bilgini Birunî, Harezm' in başkenti Kas' ta (Ket) doğdu. Harezmşahlar soyundan ünlü bir bilginin koruyuculuğu altında saraya giren Birunî, astronomi ve matematik öğrenimi gördü. Henüz 28 yaşındayken el-Âyaru' l-Bâkiye' yi (Geride Kalan Yıllar) tamamladı. Nihâyati' l-Emâkin (Mekânın Sonları) adlı yapıtı coğrafyadan, jeoloji ve jeodeziye (yeryüzü düzlemini ölçme bilimi) kadar bir dizi konudaki yazıların toplamından oluştu. el-Kanunü' l-Mesudî adlı en önemli astronomi yapıtında dünya coğrafyası, enlem – boylam hesaplamaları, dünya çapının ölçümü gibi araştırma ve çalışmalarını toplayan Birunî, bilim tarihçilerine göre Kopernik' le başlayan çağdaş astronominin temellerini atmıştır. Batlamyus ve Aristo' nun kuramlarına karşı çıkarak dünyanın durağan değil, dönen bir kütle olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. Harezmî Arap matematik, astronomi ve coğrafya bilginidir. Onun aritmetik konusundaki çalışmaları sayı sistemiyle ilgilidir. Bir dönem bulunduğu Hindistan' da harfler ya da heceler yerine sembollerin kullanıldığını saptamış, onları İslâm dünyasına kazandırmıştır. Böylece sembollerden oluşan on tabanlı sayı sisteminin kurulmasını sağlamıştır. Harezmî, Hesab-ül Cebir vel-Mukabele adlı eserinde logaritmanın kullanılışına öncülük etmiştir. |
| Son Güncelleme: Cuma, 24 Ağustos 2007 13:56 |
Giriş Formu
Sağlık Yazıları
- Sıcak su ile sık banyo deriyi kurutuyor
- Yaramaz çocuklara araba çarpar!
- Aile&Sağlık kitaplyy
- Araştırmada cep telefonlarının kanser yaptığına dair delil bulunamadı
- Okullarda kıyafet serbest bırakılmalı mı
- Yoğurdun içinden palm yağı ve jelatin çıktı
- Gelin-kayınvalide kavgasını bitirecek yeni formül: Gelinvalide
- Türk bilim adamları 'yenebilen' ambalaj üretti
- Çocuğumun zekâsını nasıl geliştirebilirim
- Hareketsiz hayat, ödeme sebep oluyor
Forum Son Mesajlar
|
